• M. Ali KAYA

ÇOCUKLARIMIZA BORÇLUYUZ


ÇOCUKLARIMIZA BORÇLUYUZ

ANNE-BABA BİZ SUÇLUYUZ

M. ALİ KAYA

Anne-baba çocuklarının maddi ihtiyaçlarını karşılamakla sorumluluktan kurtulduklarını zannediyorlar. Üzerlerine düşen vazifeyi bi-tamamihâ yaptıklarını iddia edebiliyorlar. Sonra çıkan problemlerin de nasıl çıktığını bir türlü karar veremiyorlar.


Evvelâ, bir anne-babanın neye mecbur olmadıklarını bir sayalım. Öncelikli olarak çocuğunuzun rahat ve konfor içinde yaşamasını sağlamaya mecbur değilsiniz. Maddi yönden onları fazla desteklemeye de mecbur değilsiniz. Onlara yüksek tahsil yaptırmaya da mecbur değilsiniz. İstikballerini hazırlamaya da mecbur değilsiniz. Bırakın onlar tembelliğe hazıra konmaya alışmasınlar. Kendi ihtiyaçlarını kendileri temin etmeyi öğrensinler. Çalışsınlar…


Onları tembel, zevk ve eğlence düşkünü yetiştirerek onlara en büyük kötülüğü yapmayın.


Ebeveynin vazifesi evvela çocuğunun izzet-i nefis ve şahsiyet sahibi, ahlaklı yetiştirmeye gayret etmelidir. Ruh ve dimağ sıhhatinin temeli, çocuğa verilecek itimat hissi ve şahsiyetidir.


Devamlı tenkit edilen yaptıkları hiç beğenilmeyen, sınavları kazanması için devamlı tahrik edilen ve takdir edilmeyen çocuk kendisini aptal ve kifayetsiz hissedecektir. Devamlı yardım gören bir çocuk da hiçbir zaman kabiliyetlerini geliştirmek için gayret etmeyecektir. Başkaları ile yaptığınız gereksiz ve lüzumsuz mukayeseler onların cesaretini kırar, iyiye yönelmesine ve beceri sahibi olmalarına engel olur.


Kendisine devamlı kötü ve aptal nazarı ile bakılan çocuk öyle kalmaya mahkumdur. Onların nasıl olmasını istiyorsak öyle muamele edelim. Çocuk elbette hata ve yanlış yapacaktır. Düzelteceksiniz. Deneme yanılma sonucu en iyiyi bulacaktır. Siz ona sadece yol göstereceksiniz. Onlara gülümseme, başlarını okşama ve sırtlarını sıvazlama en onlar için en iyi sözden daha tatlıdır ve daha tesirlidir. Sevmeniz ve okşamanız onların gıdasıdır.


Bir başka göreviniz de onları disipline alıştırmanız ve bu konuda örnek olmanızdır. Çocukta başıboşluk ve kontrol edilmediği fikrine ulaşması frensiz otomobile binmekten daha tehlikelidir. Her şeye “evet” demek yerine, bazı şeylere “hayır” demeniz, “seni seviyorum ve yanlış yapmana müsaade etmiyorum” mesajını verir.


Zamanı gelince cinsi mevzularda ders vermeniz de sizin vazifenizdir. Bu da belli bir ölçü ve edep içinde olmalıdır. Cinsi eğitim demek temizlik eğitimi (Gusül, abdest ve taharet gibi) ve erkeği erkek gibi, kızları da kadın gibi eğitmek ve farklı cins oldukları ve farklı eğitim ve davranış, konuşma ve giyim, arkadaş seçimi ve insanlara karşı davranış biçimlerini öğretmek demektir. Yoksa cinsellikle ilgili konuları konuşmak demek değildir. Çocuklara ait eşyaları karıştırmak ve özel eşyalarına karışmamak gerekir; ama onlara bunları meşru, güzel ve faydalı şekilde kullanmayı öğretmek gerekir.


Çocuklara arkadaşlık adabını ve sır tutmayı öretmeniz de vazifenizdir. Konuşmayı, dinlemeyi, kendi odalarını temizlemeyi, eşyalarını düzeltmeyi ve muhataplarının fikirlerine saygı duymayı da öğretmelisiniz.


Değerler öğretilmez, yaşanır, fiilen uygulayarak gösterilir. Kendisine yalan söylenen çocuk yalancı olur. Siz verdiğiniz sözde durmazsanız onlar da sözlerini tutmazlar. Dövülen ve kaba davranılan çocuk, zorba ve kaba davranan geçimsiz biri olur. Evinde sevgi ve neşe bulmayan çocuk sevgi ve neşe veremez.


Çocuk bir nimettir, Allah’ın terbiyemize verdiği bir emanettir. Onlarla ilgili ciddi sorumluluklarımız vardır. Onu bize veren bizden bir şeyler ister. Sonunda emanet sahibi emanetime ne yaptınız diye elbette soracaktır.


Hepinize hayırlı günler diliyorum…

5 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör