• M. Ali KAYA

ADALET PARTİSİ (AP) TARİH OLDU

M. Ali KAYA

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 121. maddesi, Dernekler Kanunu'nun 36. maddeleri aracılığıyla Türk Medeni Kanunu'nun 87. maddesi uyarınca “Talep tarihi itibariyle kuruluş amaç ve şartlarını kesin olarak kaybetmesi nedeniyle” Adalet Partisinin, kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu. Anayasa Mahkemesi 16 Ekim 2009 tarihinde Adalet Partisinin dağılmış sayılarak hukuki varlığının sona erdiğine, partinin bütün mal varlıklarının Hazine’ye geçmesine karar verdi.


Anayasa Mahkemesinin bu tarihi kararı ile Adalet Partisi tarih oldu.


**

Adalet Partisi 11 Şubat 1961'de Demokrat Parti'nin eski üyeleri ile birlikte Emekli Orgeneral Ragıp Gümüşpala, Şinasi Osma, Halit Ağca ve Dr. İhsan Önal tarafından Demokrat Parti'nin devamı olarak kuruldu. Kurucular listesinde Tahsin Demiray, Ethem Menemencioğlu, Mehmet Yorgancıoğlu, Muhtar Yazır, Necmi Ökten, Cevdet Perin, Emin Açar, Kamuran Evliyaoğlu, Şinasi Osma, İhsan Ünal vardı. Milli Birlik Komitesi tarafından siyasi partilerin Demokrat adını kullanmaları yasaklanmıştı, bu yüzden partiye Adalet Partisi adını verdiler. Parti kurulduğu yıl içerisinde 61 ilde teşkilatını tamamlayıp seçimlere katıldı. Adalet Partisi 15 Ekim 1961 seçimlerine girerek %34,8 oy topladı. 450 kişilik mecliste 158 milletvekilini, Senatoda ise 150 senatörün 70'ini aldı. En çok oyu alan İsmet İnönü liderliğinde Cumhuriyet Halk Partisi-Adalet Partisi koalisyonu kuruldu. Böylece ilk seçimde iktidar ortağı oldu.


AP’liler devamlı olarak DP’nin devamı olduklarını ifade ediyorlardı. DP tabanı DP misyonunu bu partinin devam ettirdiğini görerek partiye sahiplendi. Asıl siyaset sahnesine çıkışı ise 1964 yılında AP Genel Başkanı Ragıp GÜMÜŞPALA’nın 6 Haziran 1964 tarihinde ölümünden sonradır. Geçici Genel Başkan Saadettin BİLGİÇ 27-29 Kasım 1964 AP Büyük Kongresinde Genel Başkanlığı Süleyman DEMİREL’e kaptırması iledir.


Henüz milletvekili olmayan Süleyman DEMİREL’in parti genel başkanı olunca İsmet İNÖNÜ Başbakanlığındaki CHP Hükümetini düşürerek milletin gönlünde taht kurdu. Halkın Süleyman DEMİREL’i benimsemesinin sebebi bu siyasi çıkışı olmuştur.


Süleyman DEMİREL 1965 seçimlerinde oyların %52,9’unu alarak 240 parlamenter çıkardı ve iktidar oldu. 1969 seçimlerinde ise oylarını %46,5’e düşürmesine rağmen Seçim Sisteminin “Milli Bakıye” sisteminden “d’Hont Sistemine” geçmesi sebebi ile milletvekili sayısını 256’ya çıkarmıştır.


Siyasi yelpazede merkeze oturan AP ekonomi siyasetinde piyasa ekonomisini benimsemiş kalkınma ve büyümeyi hedef olarak almıştır. Topluma bakan yönü ile “Hürriyetçi” bir anlayışla hareket etmiş bilhassa “Din ve Vicdan Hürriyetine” ve “Fikir Hürriyetine” önem vermiştir. Bu nedenle Atatürkçü düşünceyi esas alan CHP’nin ve Devletçi partilerin tenkitlerine hedef olmuştur. Bilhassa CHP’nin “Lâiklik ilkesini zedelemesi” ve “Lâikliğe aykırı hareket etmesi” yönü ile tenkide hedef olmuşsa da AP “Laiklik dinsizlik değil, Din ve Vicdan Hürriyeti’nin teminatıdır” şeklinde müdafaasını netice vermiştir. Bu yönü ile AP Lâikliği benimseyen ve koruyan bir politika izlemiştir.


Genel olarak Muhafazakâr ve Liberal çerçevede politika yapan AP 1970 yılında parti içi politikalar yüzünden partiden ayrılanların kurdukları DP ile bölünme süreci yaşamıştır. Genel olarak İslamcı ve Liberal olarak kendilerini tanımlayan bir grubun partiden ayrılması partiyi zayıflatmıştır. 1971 yılında Milli Nizam ve devamı olan Milli Selamet Partisinin Siyasal İslamcı bir politika izlemesi, Millet Partisinin de 1969 yılında MHP adı ile “Milliyetçi Politika” izlemeye başlaması AP’nin zayıflamasına ve 1973 seçimlerinde oylarının %29,76’ya kadar düşmesine neden olmuştur. Buna rağmen AP ekonomik kalkınma politikalarına ağırlık vererek hem kırsal hem de kentsel alanlarda etkinliğini sürdürmüş ve gücünü devam ettirmiştir.


1971 askerî muhtırasından sonra tek başına iktidar şansını kaybeden AP “Milliyetçi ve Muhafazakâr Politika” izleyerek ve Milliyetçi MHP ve Siyasal İslamcı MSP ile “Milliyetçi Cephe Hükümetleri” kurarak CHP’nin yıkıcı politikalarına ve iktidarına fırsat vermemiş ve kalkınmacı politikalarına devam etmiştir. Bölünmelere ve yıkıcı politikalara rağmen Milliyetçi, muhafazakâr ve Liberal politika takip etmesi ile 1979 yılında tekrar eski gücüne kavuşan ve oylarını %52’ye kadar çıkaran AP 12 Eylül 1980 Askerî ihtilali ile siyasi olarak yasaklanmıştır.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra AP kapatıldı ve mal varlıkları hazineye devredildi. Ancak hukuki varlığı devam ediyordu. Misyonu ve manevi mirası ise 1982’de Anayasa’nın kabulünden Siyasi Partilerin kurulmasına imkân tanındıktan sonra Büyük Türkiye Partisi (BTP) olarak siyaset sahnesine çıktı. Kısa zamanda 65 ilde teşkilatını kurdu. Ancak askerî yönetim tarafından kapatıldı. Yerine Kurulan Doğru Yol Partisi (DYP) de kurucularının ihtilalciler ve askeri yönetim tarafından üç defa değiştirilmesi istemi ile reddedildi ve 1983 seçimlerine sokulmadı.


Sonuç olarak bugüne gelinmesinde ve siyasi olarak ülkenin Demokratikleşmede ve kalkınmada geri kalmasının en önemli nedeni “Askeri Darbeler” ve “Askerî Müdahaleler”dir. 1960 Askerî darbesi DP’yi kapatmış ve Demokrasiyi ortadan kaldırmıştır. 1980 ihtilali ise AP’yi kapatmış ve Adaleti ortadan kaldırmışlardır.


12 Mart Askeri muhtırası ve müdahalesi AP’yi yıpratmış ama, kapatamamıştı; ancak Türkiye’yi siyasi olarak “Doğru Yol”dan ayırmıştır. 1980 ihtilali sonrası kurulan Doğru Yol Partisi siyaseti Doğru Yola Sokmaya, ülkeye Demokrasi, siyasete Adalet getirmeye çalıştı; ancak 28 Şubat 1997 askeri muhtırası ve Post modern Darbesi 12 Mart ve 12 Eylül askeri müdahale ve darbelerin de tecrübesi ile DYP’yi hukukî olarak kapatma yerine siyasi olarak, siyasi hayattan silme siyasetini takip etmiş ve Turgut ÖZAL ve ANAP ile başaramadığını Tayyip ERDOĞAN ve AKP ile başarmış ve Doğru Yol Partisini siyasi sahneden silmiş, ülkeyi de Doğru Yol’dan çıkarmış ama Türkiye’den silememiştir.


Doğru Yol Partisi 1997 tarihinden günümüze kadar TBMM dışında kalmasına rağmen milletin kalbinde varlığını devam ettirmiş 27 Mayıs 2007 günkü kongrede partinin adı Demokrat Parti olarak değiştirmiş yeniden aslına rücu etmiştir.


12 Eylül 1980 darbesinin kurdurduğu ANAP darbecilerin iktidarı altın tabak içinde sunmaları ve 1993 yılına kadar iktidar imkanları ile iktidarını devam ettirmesine rağmen misyonu olmadığı, ihtilal ürünü olup menfaat üzerine siyaset yaptığı için sonuçta 1 Ekim 2009 tarihinde Ankara'da yapılan 10. Olağan Büyük Kongresi'nde, kendini feshederek “Demokrat Parti” ile birleşme kararı almış ve tarih sahnesinden silinmiştir.


18 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör