• M. Ali KAYA

AMACA UYGUN ÇALIŞMA

M. ALİ KAYA

Çalışmak için gösterdiğimiz çaba irademizin ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Zayıf iradeli insana kimse güvenmek istemez. Çalışmayı sevmeyiz; ama sabah saat beşte kalktığımızı ve ne kadar çok çalıştığımızı abartarak anlatmayı severiz. Nasıl olsa saat beşte sizi kimse kontrol etmez. Diyelim ki sekizde sizi yatakta gören birisi olsa hemen akşam çok çalıştığınızı ve geç yattığınızı söyleyerek uydurma bahanelerle kendimizi savunuruz.


Öğrenciler arasındaki yaygın sohbetlerden biri de bu abartılı çalışma muhabbetleridir. Çalışmalarını abartmayan, kendi kapasitesi hakkında hayal görmeyen genç neredeyse yoktur. Talebeye göre sınavlar çok zordur ve öğretmenler talebelere büyük haksızlıklar yapmaktadır.


İrade gücümüze yönelik eleştiriler bizi çok üzer. Çalışmaya karşı isteksizliğimize getirilen bu eleştirileri kabul etmek irade zaafımızı kabul etmek anlamına geldiği için kabul etmek istemeyiz. Zihnî çalışmadan kastımız hem fennî bilimleri hem de başkalarının çalışmalarını izlemek ve incelemek şeklinde olmalıdır. Verimli olabilmek ve ortaya bir ürün koyabilmek için inceleme ve araştırma yapmak, başkalarının yaptığı çalışmaları gözden geçirmek, daha sonra tüm zihnimizi ve aklımızı yapacağımız işe odaklamamız gerekir.


İşin en zor tarafı dikkatli olmak, odaklanmak ve konsantre olmaktır. Kısacası çalışmak dikkat kesilmek demektir. Ne var ki dikkatli, istikrarlı, devamlı ve uzun süreli çalışmak zordur. Dikkat gergin bir yaya benzer. Çalışmak siperde düşmanı gözlemek gibi dikkat gerektirir. Canlılık, heyecan, şevk ve dikkat gayret ve çaba gerektirir. Bu da devamlılık arz eder. Fakat düzenli bir görüntü sergileyen bu devamlılık günde birkaç saat sürer.


Çalışmalarımızın gayesi düzenli ve sebat gerektiren bir dikkate odaklanmalıdır. İrademize hâkim olmanın ve güçlendirmenin yolu kendimize günlük vazifeler belirlemekten geçer. Her gün belli saatlerde çalışmayı alışkanlık haline getirmenin size ne gibi kazanç sağlayacağını tahmin bile edemezsiniz.


Dağınık ve düzensiz çalışmanın yoğun olmasının size hiçbir faydası olmaz. Sarf edilen çaba tek bir neticeye yönelik olmak zorundadır. Bir fikrin ve duygunun içimizde canlanması ve yerleşmesi için samimi, devamlı ve tekrar etmesi gerekir. Bir fikir ve duygu yavaş yavaş ama sebatkar bir şekilde etkisini artırır ve bir değer yargısı haline gelir. Fikirler o güne kadar ulaşan her şeyden beslenerek güçlenir. Bir anı, bir vecize, bir hikâye, irticalen söylenen bir söz ve bereketi anlaşılmayan bir fikre kaynak oluşturur. İşte Gothe “Faust” eserini oluşturmak için tam otuz sene böyle çalıştı.


Fikir sadece içimizden geçip giderse hiçbir değeri olmaz. Fikre düzenli itina, hassasiyet, samimi bir dikkat göstermek gerekir. Yaşayabilmesi için sahiplenmek, özel ilgi göstermek ve saklamak gerekir. Onu uzun süre zihinde canlı tutmak ve ara sıra üzerinde düşünmek gerekir. Bu tüm fikirler için geçerli bir kuraldır.


Fikirlerin veya hislerin organize olması yavaşça, sabırla ve derin tefekkürle olur. Newton yerçekimi kanununu sürekli düşünerek keşfetti. İlim uzun bir sabır gerektirir. Düşünürken ve okurken her zaman direkt gördüğümüz ve görebileceğimiz meseleleri tercih etmek gerekir. Zihni kullanarak çalışanlar için isteyerek iradî bir dikkat ve sebat göstermek gerekir. Bu sebat harcadığımız efora, tek hedefe kitlenmeye, heyecanla ve şevkle bir hedefin peşinde koşmaya bağlıdır. İnsan nefsi fıtratı gereği tembelliği bizi emellerimize ulaşmaktan alıkoymaya çalışacak; ancak irademiz bu tembelliği aşmasını bilecektir.


Kaynak: Jules PAYOT, İrade Terbiyesi,

7 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör