• M. Ali KAYA

EN BÜYÜK DAVA

M. Ali KAYA

Risale-i Nurlar her insanın en büyük davasına hizmet eder. O dava ise “imanla kabre girip saadet-i ebediyeyi elde etme” davasıdır. Bu dava ancak “İstikamet üzere” “Sırat-ı Müstakimde” bulunmak şartına bağlıdır. Bu sebeple yüce Allah Fatiha Suresinde “Allahım! Bizi sırat-ı müstakime hidayet eyle!” şekilde dua etmemizi istemiştir. Biz de bu duayı her gün beş vakit namazda en az 40 defa tekrar ediyoruz.


Sırat-ı müstakim ise ifrat ve tefritten beri olan istikametli orta yoldur. Bunda da ömür boyu sebat, sadakat ve istikamet şarttır. Zira ameller sonuçlarıyla değerlendirilir. Sonuca yaklaştığınız zaman istikametten ayrıldığınız zaman hedefe ulaşamazsınız. Bu sebeple her zaman istikameti koruma endişesi içinde “Havf ve Reca” ortasında olmak gerekir. Daima Allah’a sığınmak ve Allah’ın yardımını istemek gerekiyor. Zira insan aciz ve zayıftır. Nefis ve şeytan ve ehl-i dalalet ve tuğyan daima akla ve kalbe şüpheler vermek için çalışır, vesvese verirler. Bunlardan kurtulmak ve istikameti korumak ancak Allah’ın yardımı ve inayeti ile mümkün olur.


Mü’min daima imana ve Kur’an’a hizmet ederek kendi imanını muhafaza etme ve başkalarının imanına güç vermek için gayret etmelidir. Beş vakit namaz kılmak, tevbe ve istiğfara devam etmek, iman ve Kur’an hakikatlerini okumak ve tekrar etmekle imanını takviye etmeli ve kendisini muhafaza etmeye çalışmalıdır.


Yüce Allah “İyilikte ve hayırda yarışın” buyurur. Peygamberimiz (asm) “Daru’l-Erkam” olarak tesis etmişti. Bu meskenler insana “Nur, Hidayet ve Şifa” vermektedir. Aynı şekilde bu zamanda da buna benzer meskenler “Dershaneler” olmalıdır. Zira iman ve Kur’ân derslerinin okunduğu mekanlarda manevi bir iksir, latif bir sır hoş bir hava tatlı bir câzibe mukaddes bir tılsım hissedilir bir zevk vardır.

Bunların sayılarını artırmak ve verimli hâle getirmek arzulanan neticenin istihsali için çok mühimdir. İman davası, davaları en büyüğü, en önemlisi ve en değerlisidir.


4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör