• M. Ali KAYA

FAZİLET

Güncelleme tarihi: 5 Mar

M. ALİ KAYA

Fazîlet kelimesi “fazl” kökünden masdar olarak “artmak, fazlalaşmak, üstün olmak” isim olarak ise “naks” kelimesinin, eksikliğin zıddı, artık, fazlalık, ihsan” gibi mânalara gelir. Râgıb el-İsfahânî, fazilet terimini “insanın başkalarından üstün ve imtiyazlı olmasını sağlayan durum, kişiyi mutluluğa götüren şey” diye tarif etmiş ve bunun zıddına rezîlet denildiğini belirtmiştir. (Ẕerî’a, s. 132.)


Kur’ân-ı Kerîm’in genelinde adalet, itidal, hoşgörü, doğruluk ve dürüstlük, azim ve sebat, ülfet, kardeşlik ve dostluk, sevgi ve dayanışma, barışçılık, cömertlik, tövbe, tevekkül, kanaatkârlık, itaat ve teslimiyet, hikmet, hayırda yarışma, güler yüzlülük, ölçü ve tartıda dürüst davranma, selâmlaşma, ağırbaşlılık, cesaret ve kahramanlık gibi birçok faziletli tutum ve davranış üzerinde durulmuştur. Ayrıca bazı âyetlerde özellikle faziletlerin işlendiği görülür. Kur’an’ın temel fazilet olarak ısrarla vurguladığı takvâya sahip olanlardan bahsedilirken bunların başlıca nitelikleri şöyle sıralanır: "Bollukta da darlıkta da mallarını Allah için harcarlar, öfkelerine hâkim olurlar, insanları bağışlarlar, kötülükte ısrar etmezler” (Âl-i İmran, 3:133-135.) Kur’an’ın diğer bir temel ahlâk kavramı olan birrin kapsamı içinde “iman, ibadet ve hayır severlik konuları yanında ahde vefa, sabır, metanet doğruluk ve takvâ faziletlerine işaret edilir.” (Bakara, 2:177.)


Hadis kitaplarının “Kitâbü’l-Edeb” ve “Kitâbü’l-Bir” başlıklı bölümlerin ağırlıklı konuları arasında ana babaya itaat, hısım akrabayı ziyaret, (sıla-i rahim) kardeşlik, dostluk, sevgi, dayanışma ve yardımlaşma, insanlarla iyi geçinme, doğru sözlülük, adalet ve ihsan, misafirperverlik, hayâ, verâ ve takvâ, tövbe, tevekkül, tevazu, hilim, sabır, şükür gibi ahlâkî faziletler de yer alır. Tahâret, zekât, ticaret, hibe, cihad, zühd, rekāik, istîzan, selâm, imâre gibi konulara dair bölümlerde de bu faziletler hakkında hadisler nakledilmiştir. Ayrıca geçmiş peygamberler, Hz. Muhammed, Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali ile diğer sahâbîlerin ahlâk ve şahsiyetlerinin tanıtıldığı “fezâil” veya “menâkıb” başlığını taşıyan bölümlerde İslâm ahlâkında fazilet sayılan niteliklere dair önemli bilgiler bulunmaktadır.


İslam alimleri dört temel faziletten bahsederler. Bunlar Hikmet, İffet, Şecaat ve bunlardan doğan Adalettir. Bunlar da nefiste bulunan akıl, öfke ve şehvet duygularının ifrat ve tefritten korunmuş istikamet ve sırat-ı müstakim halidir.


Fazilet doğruluk, güven, günahtan kaçma, akıl ve zekâyı kullanma ve dine bağlılık sonucu kazanılan ruh halidir. Böyle bir insanın karşısında dünya ayağa kalkar ve saygı duyar. Fazilet manevi bir güzelliktir ve Allah korkusundan kaynaklanır. Peygamberimiz (asm) “Hikmetin başı Allah korkusudur” (Tirmizi, Nevadiru’l-Usul fî Ehâdisi’r-Resul, 3:84.) buyurmuşlardır.


Mehmet Akif şöyle der:

“Ne irfandır veren ahlâka yükseklik ne vicdandır

Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.”


Fazilet saadet kaynağımızdır. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri şöyle der:

“Ne mümkün zulm ile bîdâd ile imhay-ı fazilet

Çalış vicdanı kaldır muktedirsen âdemiyetten.”


Faziletten mahrumiyet en büyük talihsizlik ve felâkettir. Ancak fazilet sahibi olmak kolay değildir. Fazilet bedel ister. Faziletin bedeli de cehd, gayret ve azimdir.

5 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör