• M. Ali KAYA

GÜZEL AHLAKIN TEMELLERİ

M. ALİ KAYA

Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Kullarıma söyle sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Muhakkak şeytan insanların apaçık düşmanıdır” (İsra, 17:53.) Güzel ahlakın başı güzel söz söylemektir. Peygamberimiz (asm) “İnsanları mallarınızla memnun edemezsiniz; ancak onları güler yüz ve tatlı sözlerle memnun edebilirsiniz” buyurmuşlar ve güzel konuşmanın önemine dikkatimizi çekmişlerdir.


Güzel ahlakın en önemli özelliklerini yüce Allah şöyle ifade etmektedir: “Rahmanın has kulları yeryüzünde vakarla yürürler, cahiller kendilerine sataştıkları zaman ‘selam’ diye geçerler ve onlara bulaşmazlar” (Furkan, 25:63.) buyurarak kendilerine laf atan ve sataşmak isteyenlere bulaşmamalarını tavsiye eder.


Güzel ahlakın başında güler yüzle insanları karşılamak ve selamlaşmak gelir. Bu konuda da yüce Allah “Size selam verenlere siz dengi ile veya daha güzeli ile karşılık verin. Allah her şeyin hesabını tutmaktadır” (Nisa, 4:86) buyurarak selam dahil size yapılan muamelenin en güzeli ile karşılık verilmesini istemektedir.

Güzel ahlakın özelliklerinden birisi de söylediği, konuştuğu şeyleri bizzat uygulayarak örnek olmaktır. Bu hususu da “Sizler insanlara iyiliği emredersiniz de kendi nefislerinizi unutur musunuz? Halbuki sizler kitap ehli, okuyan ve bilen insanlarsınız. Hiç düşünmez misiniz?” (Bakara, 2:44.) buyurarak ifade eder.


Kişinin ailesine karşı da güzel söz söylemesi gerekir. Erkeğin hanımına, hanımın da erkeğine güzel sözlerle iltifat etmesini ve güzel nasihatlerle yol göstermesi gerektiğini ifade eder. “Konuşurken sözün en uygununu ve güzelini söyleyiniz” (Nisa, 4:5.) ferman eder.


Kişi Allah korkusu ile hareket eder ve Allah rızasını düşünerek yaşar ve davranışlarında insanların rızasından çok Allah rızasını niyet ederek hareket ederse ahlakın en güzelini hayatında yaşamış olur. Zira kişinin davranışlarında ve konuşmalarında ve insanlara muamelelerinde Allah rızasını düşünerek hareket etmesine bağlıdır. Allah’ı razı eden herkesi razı etmiş olur. Bu konuda da yüce Allah “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı affetsin. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse kurtuluşa erer ve büyük bir kazanca sahip olur” (Ahzab, 33:70-71.) buyurur. Yani, günahların affına ve işlerin düzelmesine sebep kişinin Allah’tan korkarak Allah’ın rızasını umarak hareket etmesine bağlıdır.


Bütün bu ayetler kişinin Allah katında değerinin güzel ahlaka sahip olmakla kazanılacağını ifade etmektedir. Bunun için Peygamberimiz (asm) “Allahümme kemâ hassente halkî, fe-hassin hulukî” yani, “Allahım! Yaratılışımı güzel yaptığın gibi ahlakımı da güzelleştir” diye dua etmiş ve bizim de böyle dua etmemiz gerektiğini ifade etmiştir.


Güzel ahlak şu altı şeydedir:

Birincisi: Sıdk/Doğruluk. Doğruluk peygamberlerin birinci sıfatıdır. Bütün güzelliklerin kaynağı sözlerinde, davranışlarında ve muamelelerinde doğruluktan ayrılmamaktadır. Doğruluk İslamiyetin mizacı ve Müslümanın ahlakıdır. Her şey doğruluk üzerine kemal bulur. En çirkin huy ve davranış yalancılıktır. Riyakarlık da fiilî bir nevi yalancılıktır. Yalancılık küfrün temelidir. Kişi doğrulukla Sıddıklar makamına çıkarken, yalancılıkla Müseyleme-i Kezzabın derekesine düşer.


İkincisi:Güzel söz söylemektir. İnsanın özelliği konuşan canlı olmasıdır. Güzellik dildedir ve konuşmadadır. İnsan dili ile değer kazandığı gibi, dili ile değerini kaybeder. Güzel söz yılanı deliğinden çıkarırken bütün kötülüklerin sebebi de kişinin dilinden kaynaklanır. Dil kadar iyi ve dil kadar kötü bir şey yoktur. Ancak imanlı ve akıllı kişiler dilini doğrulukta kullanır ve iki cihanın saadetini dili ile kazanır.


Üçüncüsü: Güler yüzdür. İnsanın bütün güzelliği yüzüne yansıdığı gibi kötülüğü de yüzüne yansır. İyi insan güneş gibidir. Güneş gülerken yeryüzünü de güldürür. İnsanın samimiyeti, riyakarlığı, kabalığı, nezaketi ve iyiliği yüzüne ve gözüne yansır. Bu sebeple gözler kalbin aynasıdır” denilmiştir. Kişi dili ile ne söylerse söylesin yüzü ve gözü onun samimi olup olmadığını ele verir. İnsanların sevgisini ve yakınlığını kazanmak için güler yüzden daha değerli bir şey yoktur.


Dördüncüsü: Tevazu ve alçak gönüllü olmaktır. Tevazu herkesi kendinden daha iyi bilmek ve insanlara değer vermek demektir. Kişi ne kadar tevazu gösterir, Allah’ın kullarına karşı alçak gönüllü olur ve onları kendisinden daha değerli olduğunu bilirse Allah katında o derece değerli olur. Hz. İsa (as) “Kişi üç yaşındaki bir çocuğun samimiyeti ve ahlakına sahip olmadıkça kurtulamaz” buyurur. Zira çocuk kızar, küser ama hemen barışır, kin tutmaz ve düşmanlık yapmaz. Allah kibirliyi alçaltır, mütevaziyi yükseltir. İlim, fazilet, nimet mütevazi adama akar. Zira bütün sular yüksek yerlerden aşağıdaki göllere ve denizlere doğru akar.


Beşincisi: Hüsn-ü zanla hareket etmektir. İnsanların davranışlarını iyiye yormak, sözlerinde art niyet aramamak ve mazeretlerini kabul etmek hüsn-ü zandan kaynaklanır. Herkesi kendisinden daha iyi bilmek ve onlara gereken değeri vermek de hüsn-ü zandan kaynaklanır. Niyet okumak ve yanlış yorumlamak su-i zandır. Su-i zannın çoğu yalandır, insanı mahcup eder ve günahlara sokar. Bundan kaçınmak güzel ahlakın en önemlilerindendir.


Altıncısı: Hayâ duygusuna sahip olmaktır. Hayâ, hata ve günah işleyen kişinin hatasını anlayarak yüzünün kızarmasıdır. Yüzüne karşı hatası söylenen birisinin hatasını anlayıp yüzü kızarmıyor ve özür dilemiyorsa, günah işleyen birisi pişman olup istiğfar edip Allah’tan affını rica etmiyorsa onda hayadan eser yok demektir. Allah bir insanı helak etmek isterse önce ondan haya duygusunu alır, sonra o kişi şeytan gibi kendi hatasını müdafaa etmeye, yanlışını doğru göstermeye ve günahını fazilet diye yutturmaya çalışır. Sonunda gurur ve kibre kapılarak şeytan arkadaş olur.


Güzel Ahlakla İlgili Peygamberimizin Öğütleri


1. Allah bir kulunu severse onu güzel ahlak nasip eder.


2. Günahların büyüğü ve ahlakı tahrip eden şey dünya sevgisidir.


3. Din kardeşine sevgi ve muhabbetle bakmak günahlara kefarettir.


4. Güzel ahlak güler yüz ve hiç kimseye kötülük yapmamaktır.


5. En çok sevdiğim söz doğru olan sözdür.


6. Müminin silahı doğruluk, sabır ve Allah’a dua etmesidir.


7. İyiliği layık olana da olmayana da yapınız. Layık olana yaparsan isabet etmiş olursun. Layık olmayana yaparsan sen iyi bir insan olursun.


8. Değiştiremediğiniz kötü bir insanın kötülüğünü Allah değiştirene kadar sabredin.


9. Öfke ve acele şeytandan, teenni, tevazu, takva ve hayâ Allah’tandır.


10. Yarın yaparım, sonra yaparım düşüncesi şeytandan, hayırlı olanı hemen yapmak ise Allah’tandır. “Keşke!” sözü de şeytanın bir tuzağıdır. Bu konuda kadere rıza gerekir.


11. Hayırda acele ediniz, sonunun hayırlı olduğunu tam bilemediğiniz işte teenni ediniz.


12. Uyuşukluk ve esnemek şeytandan, uyanıklık ve aksırmak Rahmandandır.


13. Tebessüm ve güler yüz Allah’tan, aşırılık ve kahkaha şeytandandır.


14. İman iki şubedir. Yarısı şükür, yarısı da sabırdır.


15. İstikamet üzere olun güzel ahlaklı olursunuz. Dinde de olsa aşırılıktan uzak durun, yoksa helak olursunuz.


16. Erkek hanımına sevgi ile bakar, hanımı da kocasına sevgi ile bakarsa Allah da onlara rahmet nazarı ile bakar. Sevgi ile birbirlerinin ellerini tutarlarsa Allah da onların günahlarını parmaklarının arasından döker.


17. Mizanda güzel ahlaktan daha değerli bir amel yoktur.


Sonuç:

Asrımızın imamı ve tabibi Bediüzzaman hazretleri beş şeyi asla sevmezdi ve talebelerini bu konuda ikaz ederdi. Bunlar: “Acelecilik. Havalecilik. Tembellik. Zaman israfı ve Hastalık bahanesi.” Bu beş şeyden kaçmak gerektiğini ifade ederdi ve “Gayretin Allah katında ne kadar değerli olduğunu bilseniz bir dakikanızı dahi boşa geçirmez, Allah için iman ve Kur’an hizmetine sarf ederdiniz” derdi.


Bütün güzelliklerin ve güzel ahlakın temeli Allah için gayrete bağlıdır.

64 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör