• M. Ali KAYA

GELECEĞE HAZIRLANMAK

M. Ali KAYA

Gençlerde parlak, ebedi bir istikbal kazanma kabiliyeti vardır. İstikbal gelip gitmeyen istikbaldir; o da ahiret hayatında mümkündür. Ahireti hedefine koyan bir insanın dünyası da mükemmel olur. Zira Allah’tan korkan, farzları yapan haramlardan kaçan bir insan mükemmel bir insandır. Dünyası da ahireti de iyi olur.

Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Her kim dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse ona da bundan veririz” (Âl-i İmran, 3:145.) buyurur. İslam bilginleri “Ahiretine çalışana Allah dünyayı verir, yalnız dünyaya çalışana ahireti vermez” demişlerdir. Zira “Her hak sahibine hakkını vermek esastır.” (Buhari, Savm, 51; Tirmizi, Zühd, 64.) ve “Kişiye çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm, 53:39.) Emek vermezseniz hak sahibi olamazsınız.


İslam’da dünya ve ahiret dengesi asıldır ve esastır. Peygamberimiz (asm) “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmişsiniz gibi ahirete çalışın” (Camiu’s-Sağir, 2:12.) buyurmuşlardır. İmanlı bir insan için Allah için helal yolda çalışmak, ailesine, çevresine ve ülkesine hizmet etmek de ahiret hesabına geçer. Sünnet-i seniyyeye uymak şartı ile adetlerimiz de ibadet olur ve ahiret hesabına geçer.


“Afiyet olsun!” demek güzel İslamî bir adettir. Afiyet, sıhhat selamet, vücut sağlığı ve her türlü bela ve musibetten uzak kalmak demektir. Peygamberimiz (asm) “Allahım! Dünya ve âhirette senden af ve âfiyet dilerim. Allahım! Dinim, dünyam, âilem ve malım hakkında senden af ve âfiyet dilerim” (İbn-i Mace, Dua, 14.) şeklinde dua ederlerdi.


"Allah’ın insana verdiği nimetlerin en hayırlısı âfiyettir." (Tirmizî, Daavât, 106.) Afiyetin tamamı ve en güzel dünyada iman-ı kâmil sahibi olmak, ahirette ebedi cennete girebilmektir.


Duaları sadece kendimiz için değil, eşimiz, ailemiz, çocuklarımız, akrabalarımız ve tüm insanlar için olmalıdır. En güzel dualardan birisi “Allah’ın senden kendim için, anne-babam, eşim ve çocuklarım ve tüm sevdiklerim için dünya ve ahirette af ve afiyet istiyorum” duasıdır.


İnsan her an ölüme hazır olmalıdır. Ancak ölmeden önce adının bir müddet olsa devam etmesi ve amel defterinin kapanmaması için bir eser bırakmalıdır. Bu ilim olur, talebe olur, salih evlat olur, sadaka-i cariye olur. Hz. Ali (ra) “Öldükten sonra da adının yaşamasını istiyorsan bir eser bırak” demiştir. Hz. Ömer (ra) “Ben her zaman ölüme hazırım, istediğin zaman gel canımı al!” diyordu. Bizler bunu diyebiliyor muyuz?


Gelecek ancak çalışmakla kazanılır. Devlet gençleri hayata hazırlamak için on altı sene eğitim vermektedir. Veliler birçok masraf yaparak, öğrenciler on altı senelik gençliklerini feda ederek bu eğitimi almaya çalışmakta ve hiçbir ücret de talep etmemektedirler. Bunun on iki senesi “zorunlu eğitim” dört-beş senesi de “Lisans” yani “Yüksek Öğretim”dir. Bu da yeterli olmamakta “Yüksek Lisans” yapmaktadırlar. Dünya hayatı da ahiretin eğitim ve öğretim yeridir. Burada iman ve ibadet, ahirette mükafat alınacaktır.



Ne demiş milli şairimiz Mehmet Akif:

“Bekayı hak tanıyan, sa’yi bir vazife bilir.

Çalış, çalış ki, bekâ sa’y olursa hak edilir.”

6 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör