• M. Ali KAYA

GENÇLERLE İLGİLİ HADİSLER

M. Ali KAYA

Giriş

Gençlik insanın baharıdır. Faydalı ürün almak isteyen bir çiftçi, baharda eker, sonra gübresini verir, çapalar, ayrık otlarından ve dikenlerden temizler. Bu şekilde sağlıklı verim alınır. Bunun dışında kendi haline bırakılırsa dikenler ve ayrık otları tarlayı sarar ve ürün alamazsınız. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Gençlik damarı akıldan ziyade hissiyatı dinler” buyurur.


Gençlik çağı eğitim çağıdır. Peygamberimizin (asm) sahabeleri hep gençti. Peygamberimiz (asm) “Gençler beni dinledi, yaşlılar bize karşı çıktı” buyurmuşlardır. Zira bir insanın kabiyetleri ve duyguları rüsuh peyda eder. Yeniliklere karşı bir duruş sergiler ve “Eski köye yeni adet” şeklinde karşı çıkarlar. Bu açıdan Peygamberimiz (asm) gençlere büyük değer vermiş “Ashab-ı Suffe”de gençlerin eğitimine önem vermiştir.


1. "Gençliğin tehlikelerinden sakının.” (Kenzu’l-Ummal, 2:258.)


2. “İnsanoğlu beş şeyden sorulmadıkça Rabbinin huzurundan ayrılmayacaktır. Ömrünü nerede tükettiği, gençliğini nerede yıprattığı, malı nereden kazandığı ve nereye harcadığı, malı nereden kazandığı, nereye harcadığı, bildikleri ile amel edip etmediği” (Tirmizi, Sıfatu’l-Kıyame, 1.)


3. “Beş şey gelmeden beş şeyin değerini bilin. Ölümden önce hayatın, hastalıktan önce sıhhatin, meşguliyetten önce boş vaktin, ihtiyarlıktan önce gençliğin, fakirlikten önce zenginliğin…” (Buharî, Rikak, 3; Tirmizî, Zühd, 25.)


4. “Hükmüme ve kazama inanan, Kur’ân’ın hüküm ve tavsiyelerine boyun eğen, verdiğim rızka kanaat eden, şehevânî arzularını benim için terk eden genç bir mü’min katımda bir kısım meleklerim derecesindedir.” (Müsned-i Ahmed, 4:151.)


5. Allah ibadete devam eden genç ile iftihar ederek meleklerine buyurur ki, şehvetini benim için terk eden genç, benim nezdimde melek gibidir.” (İhya, 2:432.)


6. “Allah gençliğini Allah’a itaatte zenginleştiren genci sever.” (Deylemî)


7. “Gençlerin hayırlısı itaat ve ibadette ihtiyarlara benzeyendir; ihtiyarların şerlisi ise şehvetlerine uymada gençlere benzeyenlerdir” (Feyzu’l-Kadir, 15:776.)


8. Abdullah b. Ömer (ra) anlatıyor: “Resul-i Ekrem (asm) beni tutarak şöyle buyurdu: “Dünyada garip bir yolcu gibi ol! Kendini ehl-i kabirden say. Sabaha çıkınca akşamın sözünü etme, akşam da sabahın sözünü etme! Namazını da kıldığın son namaz imiş gibi kıl. Hastalanmadan önce sıhhatinden, ölmeden önce hayatından istifade et! Çünkü ey Abdullah! Sen yarın mesut mu, yoksa bedbaht mı olacağını bilemezsin. Mesut ve bahtiyar kullardan olmak için gayret et!” (Tirmizi, Zühd, 25.)


9. Bir delikanlı genç yaşında evlenirse şeytan şöyle bağırır: “Eyvah! O genç dinini benden korudu.” (Ramuz, 1:179.)


10. Gözün zinası bakmak, kulağın zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, elin zinası tutmak, ayağın zinası da yürümektir. Kalp heves eder, heva ister, ferç de bunu uygular veya reddeder. Her azanın zinası takdir edilmiş, yazılmıştır. (Müslim, Kader, 21.)


11. Nâ-mahreme nazar etmek, şeytanın oklarından bir oktur. Kim Allah’tan korkar da bunu bırakırsa ona öyle bir iman veririm ki, lezzetini ve tatlılığını kalbinde hisseder. (Taberânî – Hâkim.)


12. Allah Tevbe eden genci sever. (Camiu’s-Sağir, 1866.)


13. Size hayırlı gençleri tavsiye ederim. Çünkü onların kalbi daha incedir. Allah beni doğrulukla müsamaha ile gönderdi. Beni gençler tasdik etti, bana yanaştı, ihtiyarlar muhalefet etti. (Deylemî)


14. "İyiliği güzel yüzlülerin yanında arayın." (Gazali, İhya, 4:105-106.) İnsana güzellik katan onun ahlakı ve huyudur. Peygamberimiz (asm) “Mümin kardeşini güzel yüzle karşılamak sadakadır, mü’minin yanında suratı asık durana melekler lanet eder” buyurarak güzelliğin fiziki güzellikten çok ruh ve ahlak güzelliği olduğunu bilmek ve bu hadisi ona göre yorumlamak gerekir.


15. Adalet güzeldir, idarecilerde olsa daha güzeldir. Cömertlik güzeldir, zenginlerde olsa daha güzeldir. Dinde salabet güzeldir, alimlerde olsa daha güzeldir. Sabır güzeldir, fakirlerde olsa daha güzeldir. Tevbe güzeldir, gençlerde olsa daha güzeldir. Haya güzeldir, kadınlarda olsa daha güzeldir. (Deylemi, Müsnedü’l-Firdevs)


16. Yaşlılara saygı gösteren genç, ihtiyarlığında kendisine saygı gösteren kimseleri bulur. (Tirmizi, Birr, 75.)


17. Yedi sınıf kıyamette Arş’ın gölgesinde olacaktır: Adil yöneticiler, ibadet ederek büyüyen gençler, gönlü mescide bağlı olan kimseler, Allah yolunda muhabbetle hizmet edenler, güzel kadınlar kendilerini davet ettiği halde Allah korkusu ile onlardan uzaklaşanlar, sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek şekilde gizli sadaka verenler. Tenhada Allah korkusu ile Tevbe edip gözyaşı dökenler Arşın gölgesinde olacaklardır. (Buharı, Ezan, 36, Zekât,16, Rikak, 24; Müslim, Zekât, 30; Tirmizi, Zühd, 53.)


İnsan dinini yaşarken ve kitabını okurken ciddi ve samimi olmalıdır. Bütün dikkatini vererek bunları yapmalıdır. Bediüzzaman hazretleri “Sathîlik maneviyatı köreltir” demektedir. Meselelere sathî bakan ve önem vermeden yüzeysel hareket eden, üstünkörü yaklaşan hiçbir zaman hatadan ve yanlışa düşmekten kurtulamaz.


Bu konuda taassup da zahire göre hüküm vermek de insanı yanıltır. Bediüzzaman hazretleri “Zahirden ubûr ediniz!” der. Ayrıca “Müslümanların taassubu onları dünya saadetinden, Hristiyanların taassubu da onları ahiret saadetinden mahrum bırakmıştır” buyurur.


Öyle ise gençlere tavsiyemiz “Çok okumaları ve ehl-i tahkik olmaları” konusunda olmalıdır.

52 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör