• M. Ali KAYA

GEREKLİ DİNİ BİLGİLER

M. ALİ KAYA

1. Allah’tan korkmak ibadettir. Zira yüce Allah “Gücünüz yettiği kadar Allah’tan korkun! İşitin, itaat edin. Kendinize hayır olarak infakta bulunun. Kim de nefsinin bencilliğinden korunursa işte bunlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridirler.” (Tagabün, 64:16.) ferman eder.


2. Yüce Allah insana kaldıramayacağı yükü yüklememiştir. İçki, kumar, zina gibi haramlardan herkes kaçabilir. Oruç, zekât ve hac gibi farzları ise gücü yetenden ister ve ona farz kılar. Zengin olmayandan hac, sıhhatli olmayandan oruç istemez. Bu sebeple Peygamberimiz (asm) “Haramlardan kesinlikle kaçın; emredilenleri ise gücünüz yettiği kadar yerine getirin” buyurmuşlardır.


3. Yüce Allah buyurur: “De ki: Gelin, rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya iyilik edin. Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; biz, sizin de onların da rızkını veririz. Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın yasakladığı cana kıymayın. İşte bunları Allah size emretti; umulur ki düşünüp anlarsınız. Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına, onun iyiliğine olmadıkça el sürmeyin. Ölçü ve tartıyı adaletle yapın. Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız hakkında bile olsa, adaletli olun. Allah’a verdiğiniz sözü eksiksiz yerine getirin. İşte düşünüp öğüt alasınız diye Allah size bunları emretti.” (En’am, 6: 151-153.)


4. Sabah namazının vakti fecrin doğuşundan güneşin doğuşuna kadar geçen zamandır. Güneş doğduktan sonra 45 dakika kadar “Kerahet vaktidir” bu vakitte namaz kılınmaz; ancak öğle vaktine kadar sabah namazı sünneti ile kazaen kılınır. Çünkü o vakit nafile olarak kılınan Kuşluk namazı vaktidir.


5. Baliğa bir kadın eli, yüzü ve ayakları dışında bütün vücudunu örtmesi gerekir. Namazda ayakları ve saçının bir kısmı görünse namazı geçerli olmaz. Peygamberimiz (asm) “Başörtüsüz namaz kabul edilmez” buyurmuşlardır. Kadınlar avrettir, bütün azaları bu sebeple avret sayılmıştır.


6. Kadın evden dışarı çıkınca şeytan erkeklere onu güzel gösterir. Zira insanda “şehvet” denen bir duygu vardır. Nefis ister şeytan da tahrik eder. Bu sebeple iffet ve namus kadın için de erkek için de büyük bir fazilet ve sevaptır. Haramı gördüğü zaman ikinci defa nefsin tahriki ile bakmak haramdır, gözün görmesi ile günah olmaz. Bu sebeple Peygamberimiz (asm) “İlk bakış senin değildir, ikinci ve üçüncü bakışlar ise nefsinden kaynaklanır. Yasak olan budur” buyurdular. Ayrıca “Kadın fistanı ayaklarının üzerini örtecek şekilde uzun ise namaz kılabilir” buyurmuşlardır. (Bülûgu’l-Meram, İbn-i Hacer)


7. Kadın ikindi vakti hayızdan temizlenirse öğle ve ikindiyi beraber kılması gerekir. Yatsı vakti temizlenirse akşam ile yatsıyı beraber kılması gerekir. Zira öğle çkmadan ve yatsı girmeden temizlenmiş olabilir. Bu durumda öğle ve akşam namazlarını da ikindi ve yatsı ile kılması gerekir. Fetva bu şekilde verilmiştir.


8. Abdestsiz namaz olmadığı gibi, ganimet malından, devlet ve vakıf malından da kişi kendi adına sadaka ve zekât veremez.


9. Namazı önemsememek nifaktır, münafıklar namaza değer vermezler. Kılacak olsalar da gösteriş için kılarlar. Yüce Allah münafıkların durumunu anlatırken “Münafıklar Allah’a oyun etmeye kalkışıyorlar. Hâlbuki Allah onların oyunlarını kendi başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıklarında üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı da pek az hatıra getirirler” (Nisa, 4:142.) buyurmaktadır.


10. Yüce Allah “Mü’minler kurtuluşa ermişlerdir; onlar namazlarını şevkle vaktinde huşu ile kılarlar” (Mü’minun, 23:1-2.) buyurarak müminlerin namazı şevkle kıldıklarını ifade eder.


11. Peygamberimiz (asm) “Münafıklara en ağır gelen namazın sabah ve yatsı namazı olduğunu” haber verir ve “şayet bu iki namazın değerini bilmiş olsaydınız sürünerek dahi gelir bu namazları kılardınız” buyurur.


12. Namaza isteksizlik, sadaka ve zekâtı da istemeden zorla vermek nifak alametidir. Zira yüce Allah “Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarından başka bir şey değildir” (Tevbe, 9:54.) buyurur. Allah da onların bu ibadetlerini kabul etmez.


13. Beş vakit namaza devam etmek, ezan okununca cami yakınında olanların camiye gitmeleri gerekir. Peygamberimiz (asm) “Kim ezanı işitir de özürsüz cemaate gitmezse onun namazı Allah katında makbul olmaz” buyurur.


14. Namazı terk etmek insanı nifaka ve küfre götürür. Zira kalp ancak namazla temizlenir ve namazla nurlanır. Namaz kılmaya kılmaya kalp katılaşır ve iman nuru söner. Böylece müminin kalbi kararır. Kalbin kararması iman nurunun sönmesi demektir. Nuru parlatmak ve nuru artırmak için namaz kılmak ve Kur’an okuyarak ilimle ve ibadetle takviye etmek gerekir. Peygamberimiz (asm) “Kişi ile küfür arasında Allah’a şirk koşmak ve namazı terk etmek vardır” “Sizinle bizim aramızda ve kişi ile Allah arasındaki sözleşme namazdır. Kim namazı terk ederse sözleşmeyi feshetmiş, küfre yönelmiş olur” buyurdular.


15. Peygamberimiz (asm) “Çocuklarınıza yedi yaşına geldiği zaman namaz kılmalarını emredin. On yaşına geldiği zaman kılmayacak olsalar hafifçe dövün ve beraber yatan çocuklarınızın yataklarını ayırın” ferman buyurmuşlardır. Çocukları terbiye etmenin yolu onlara Kur’an öğretmek, ibadetle ilgili sure ve duaları ezberletmek, peygamber ve ehl-i beyt kıssalarını anlatarak onları sevdirmektir.


16. Yüce Allah merhametinden üç kişiden kalemi kaldırmıştır. Uyanana kadar uykuda olandan, baliğ olana kadar çocuktan ve aklı başına gelene kadar mecnun ve deliden hesap sormaz.


17. Namaz kılmak akıl baliğ her mü’mine farzdır. Kişi ayakta namazını kılamıyırsa oturarak kılar, oturarak da kılamıyorsa yatarak kılar, gözü ile işaretle kılar; ama namazı asla terk edemez. Bir mü’minin namaz kılmaması için ya aklı çıkacak deli olacaktır veya ruhu çıkacak ölü olacaktır.


18. Kırda ve dağda yalnız olsan bile namaz vakti gelince ezan okuyup namaz kılmak gerekir. Ezanda sesini yükselt ki onu duyan insan, cin ve melekler sana şefaatçi olurlar ve ezanı dinleyerek sana sevap kazandırırlar.


19. Beş vakit namazın farzlarından önce kamet getirilir. Bu namaz kaza namazı da olsa ikamet getirilir ve “Ezan - kamet duası” okunur. Beş vakit farz namazların dışındaki namazlarda “Kamet” yoktur. Bayram ve cenaze namazlarında da yoktur. Peygamberimiz bu namazlar için “Essalâte Câmia” şeklinde nida ettirirdi.


20. Cemaatle namaz kılmak yalnız başına kılmaktan yirmi yedi derece üstün ve sevaplıdır. Cemaate son bir rekâtta yetişen cemaate yetişmiş sayılır. Peygamberimiz (asm) cemaatle namaz kılıp bittikten sonra camiye gelen birisi için şöyle buyurdu: “Şununla namaz kılıp ona iyilikte bulunacak biri yok mudur?” Bu sözü ile Peygamberimiz (asm) kendisine uyarak cemaat sevabını ona kazandıracak birisini ifade etmiştir. Zira farz namazı kılan biri aynı vaktin farz namazı için imam olamaz, ancak cemaat olur ve imamın arkasında aynı namazı kılar, ancak bu sonraki kılınan namaz nafile olur. Bu sebeple nafile kılan farz kılana imam olamaz.


21. Peygamberimiz (asm) “Ben nasıl namaz kılınız, ben nasıl hac yapıyorsam siz de öyle haccediniz!” buyurmuşlardır.


22. Camiye ve cemaate devam eden, bir zikir ve evradı devamlı okuyan kişi hastalanır ve önemli bir mazereti çıkar da okuyamazsa yüce Allah onu okumuş gibi kabul ederek sevabını verir. Peygamberimiz (asm) böyle buyurmuşlardır.


23. Namazın kaç rekât kıldığı konusunda şüpheye düşen birisi bunu düşünecek ve azına itibar ederek üzerini tamamlayacaktır. İki mi üç mü kıldın diye şüphe eden iki kıldığını, üç mü dört mü kıldım diye şüphe eden de üç kıldığını kabul ederek üzerini tamamlayıp sehiv secdesi yaparak namazdan çıkacaktır. Sünnet olan budur.


24. Ezan okunmadan önce camiye giren birisi iki rekât “Tahiyyatü’l-Mescit” namazı kılmadan oturmamasını Peygamberimiz (asm) tavsiye etmiştir. Aynı şekilde vakit dışında cami ziyaretlerinde bulunan kimseler de iki rekât “Tahiyyatü’l-Mescid” namazı kılmadan camiden çıkması doğru değildir.


25. Her farz namazın arkasında dua makbuldür. Bu sebeple Peygamberimiz (asm) farz namazdan sonra üç defa “Estağfirullah” dedikten sonra “Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zelcelâli vel-ikram. Allahümme einnî alâ tilâveti’l-Kur’ân ve zikrike ve şükrike ve husn-i ibadetike” şeklinde dua etmeyi tavsiye etmiştir.

4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör