• M. Ali KAYA

HAKİKAT MESLEĞİ

M. ALİ KAYA

SORU:

Bir nurcu neden la mevcude illa hu ve la meşhude illa hu demeye mecbur olmuyor?


CEVAP:

Bir nurcu üstadın "Hakikat mesleğini" takip eder de ondan…

Hakikat mesleği eşyanın hakikatini kabul eden, akıl, kalp ve nefsi beraber hizmet ettiren ve terakki ettiren meslektir.


"La mevcude illa hu!" diyen varlığı yok sayar, her şeyi gölge, temelsiz ve esassız olduğunu kabul eder.. Bu hakikat mesleğine uymaz. Zira her şey Allah'ın isimlerinin tecellisidir, görünmesi için sebeplere ve maddeye ihtiyacı vardır. Maddeyi de sebepleri de yaratan ve üzerinde esması ile işleyen Allah'tır. Bu nedenle Ehl-i Sünnet mutasavvıfların ve bir kısım felsefecilerin aksine "Hakaiku'l-Eşyai Sabitetün" demişler, yani "Eşyanın maddenin varlığı gerçektir ve Allah'ın yaratması ile vardır." demişlerdir. Ehl-i Sünnet ve Hakikat mesleğinde aklı çalıştırma, nefsi terbiye etme ve nefse hizmet ve ibadet ettirme ve kullanıp terakki ettirme vardır. Nefis öldürme yoktur. Kalbi çalıştırma ve ruhu ibadet ve ahlakla yüceletme vardır. Zira hepsini Allah bir hizmet ve ibadet için yaratmış ve onlara terettüp eden emir ve yasaklar ve vazifeler vardır. Bunları vazifelerinde çalıştırmak ibadettir. Tarikatte ise nefsi öldürmek ve bir çok ibadetten mahrum etmek vardır ki bu haliyle insan pek çok hayır ve ibadetten mahrum kalır.


"La meşhude illa hu!" diyen varlığın esmaya olan tecellilerindenkendi nefsilerine hisse almalarına müsaade etmek ve varlığı mahrum bırakır. Bu da onların bakaya ve kemalatına engel olur. Allah her varlığa bir özellik ve güzellik vermiştir. Varlık bunu kendi kendine ve kendi yaratması ile değil, Allah'ın hibesi ve yaratması ve ona değer vermesiyle kesbetmiştir. Dolayısıyla "Görünen hiçbir şey yoktur. Her şey hayaldir" demek eşyaya Allah^ın verdiği değeri vermemek demektir. O zaman insan cenneti nasıl hak edecek? Değerli insanlara sahabeye evliyaya değer vermemek demektir. Halbuki Allah ona o değeri vermiş ve bizim de vermemizi istemiştir. Ancak bunlar Allah'ın ilim, irade ve kudreti ile o varlığa verdiği değerle olmuştur. Bu nedenle bir ehl-i hakikat "La meşhude illa hu!" Görünen hiçbir şey yoktur, Allah'ın isimlerinin gölgelerinden başka bir şey değildir, diyemez. Ancak Allah yarattı ve her şeyi hayal olarak değil, gerçekte Allah onlara vermiş, onlarda niyeti, gayreti ve Allah'ın iradesine uygun davranması ile bunun hak etmişlerdir denir.


Bu nedenlerle bir nurcu "La mevcude illah hu!" "La meşhude illa hu!" demez, "Her şey Allah'tandır ve Allah'ın yaratması ve vermesi ile vardır ve hakikattir." der.

19 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör