• M. Ali KAYA

İMAM-I AZAMIN EBU YUSUFA VASİYETİ

M. Ali KAYA

Ya Yakup b. İbrahim!


1. Sultana, makam ve mevkiine hürmet göster, tazim et. Huzurunda yalan söylemekten sakın. İlmi bir mesele için seni çağırmadığı vakit yanına gitmekten kaçın. Sık gidersen itibarın küçülür. “Sık gitme dostuna yatar sırtı üstüne, / Seyrek git dostuna kalksın ayaküstüne” Sultan ile muamelelerde ateşten faydalanma gibi olmalı. Uzakça dur, çok yaklaşma. Huzurunda ilmi meseleleri fazla konuşma. Yanında tanımadığın bir alim varsa huzuruna girme. Huzurunda hem kendi hem de başkasının kadrini bilen ol. İlimde ve hukuki meselelerde sana teklif edeceği işlerinden ancak kendi meslek ve meşrebine uygun olanını tut, kabul et ki; hükümet işlerinde bir başka mezhep tutmak ihtiyacını hissetmeyesin. Sultanın dostları ile buluşma. Sultana yalnız kendin yaklaş, etrafındakilerden uzaklaş ki şerefin de merteben de yerinde kalsın.


2. Halk önünde konuşma. Yalnız sorduklarına cevap ver. Avam arasında ne gül, ne de gülümse. Avam ve tüccar arasında da dini ve zaruri bilgiye ait olmayan şeylerden, sözlerden kaçın ki, sevin, mala rağbetin üzerinde durulmasın.


3. Çarşı ve pazara da o kadar çok çıkma.


4. Henüz buluğ çağına yaklaşmamış olanlarla konuşma! Zira onlar bir fitnedir. Ama küçük çocuklarla konuşman ve başlarını okşamanda bir sakınca yoktur.


5. Avam ve ihtiyarlar ile yol ortasında yürüme. Çünkü onların arkasında gidersen bu hal ilmine bir hakaret olur, önlerinden yürürsen onlar seni horlarlar. Zira onlar senden daha yaşlıdırlar.


6. Peygamberimiz (asm): “Küçüklerine sevgi, büyüklerine saygı göstermeyen bizden değildir” buyurmuştur.


7. Yol ağızlarında ve köşe başlarında oturma, icap ederse mescitte ve avlusunda otur.


8. Çarşı, sokak ve camilerde bir şeyler yeme.


9. Yol ağızlarında ve köşe başlarında bulunan musluklardan ve sokakların ellerinden su içme.


10. İpekten yapılma atlas, çeşitli ipeklerden giyinme, zira bu ahmaklığa ve gevşekliğe götürür.


11. Eşinin yanında başkalarının kadınlarını ve hizmetçilerinin işlerini konuşma! Zira eşin bu sözlerinde sana karşı açık yüzlülük eder, küstahlıkta bulunur. Sen başka kadınlardan bahsedince, o da yabancı erkeklerden söz etmek hakkını kendine bulur.


12. Dul, ya babalı veya analı yahut kız çocuğu bulunan bir kadınla mümkünse evlenme! Değilse, en yakın akrabasından hiç birisinin kadının yanına girmesini şart koş.


13. Elinden geldiği kadar iç güveysi de olma! Eşin ile beraber babası ve anası evinde beraber yaşamaktan çekin. Çünkü onlar malını alırlar ve bu hususta da tamahkardırlar. Arkası çocuklu kadın ile de evlenme! Çünkü çocuk senden daha hayırlıdır, kıymetlidir. Malını ona saklar. Sakın bir evde iki eşi bulundurma. Evlilik hayatına da maddi bütün ihtiyaçlarını sağlamağa muktedir bulunduğunu bilmeden evlenme!


Önce ilim tahsil et; sonra helalinden mal ve servet edin, ondan sonra evlen. Çünkü tahsil zamanında hayatını da kazanmak istersen, ikisini bir anda yürütemez, tahsilini noksan bırakırsın. Gençliğin kuvvetli, gönlün asüde, kafanın zinde zamanında, ilim tahsili ile uğraş; sonra mal ve servet toplamağa çalış, Zira evlat ve iyalin çoğalması zihni karıştırır. Hayatını kazanınca evlenirsin.


14. Her halde Allah’tan kork, fenalıklardan korun. Emanetini öde!


15. Her yerde iyilik ve nasihatte bulun.


16. Hiç kimseyi küçük görme! Vakarını tanı ve herkese saygı göster.


17. Halk ile çokça düşüp kalkma, onlar seni arasınlar.


18. Ziyaretine gelenleri iyi karşıla, meselelerine cevap ver. Eğer o mevzunun ehli ise, ilim ile meşgul olur. Yoksa muhabbet besler.


19. Her kim sana bir sual sorarsa yalnız sualine cevap ver. Fazla şeyler ilave etme. Sorusunun uzun cevabı onun zihnini teşviş eder, karıştırır.


20. Kazançsız, azıksız 10 sene de dursan ilim tahsilinden yüzünü çevirme. Çünkü tahsilden vazgeçtiğin takdirde yine geçimin darlaşacaktır.


21. Avamdan ve maiyetinden biri ile münakaşa etme. Bu, itibarını giderir.


22. Hiç kimsenin yanında hakkı anlatmaktan çekinme. Hak daima sahibinin itibarını artırır.


23. Başkasının yaptığından daha çok ibadet, verdiklerinden daha ziyade ihsanda bulunmadıkça canın rahat etmesin!


24. Alimleri bulunan bir beldeye vardığın zaman orayı kendine tahsis edip, halkı etrafına çekip çevirme! Belki sen de oranın sakinlerinden biri olmalısın. Ta ki senin orada bir mevki kazanmak istemediğini bilsinler. Yoksa hepsi senin aleyhine dönerler. Göz hapsine alırlar.


25. Eğer alimler senden belirli meseller sorarlar ise verdiğin cevaplar üzerine onlarla münakaşaya girme; münazara etme. Yalnız onlara her şeyi açık delilleri ile söyle.


26. Hoca ve üstatlarına dil uzatma! Yoksa onlar da sana ta’n ederler ve arkandan çekiştirirler.


27. Halktan daima çekin.


28. Allah için gizli halinde ne isen açık halinde de öyle ol!


29. İlmi bir meseleyi içi ile dışını birleştirmek sureti ile ıslah et!


30. Sultan sana hoşlanmadığın bir işi verirse kabul etme. Yalnız ilminden için veriyorsa kabul et.


31. Münazara meclisinde korku ve endişe içinde konuşma! Çünkü bu hal ihata ve ilmine kavrayışına noksanlık, diline de ağırlık verir.


32. Çok gülme. Zira çok gülmek kalbi öldürür.

33. Durgun ve vakarlı yürü! (Alelacele, salınarak yürüme.)


34. İşlerinde aceleci olma.


35.Laf ederken gürleme! Bağırıp çağırma, yüksek sesle de konuşma.


36. Kendin için daima sükun ve sükuneti, sükutu ihtiyar et. Az hareketi de adet edin ki halk arasında sebatın tahakkuk etsin.


37. Nas yanında Allah’ı çok an ki onlar, bunu senden öğrensinler.


38. Namazlarının arkasında kendine bir vird edin.


39. Her ayın belli günlerinde oruç tutmayı adet edin ki bu noktada halk da sana uysun.


40. Nefsini daima murakabe et. Başkasına karşı da koru ki hem dünya, hem de ahiretine ait amellerinde ilminden istifade edilsin.


41. Dünyaya ve dünyalığa güvenme. Bulunduğun hale de dayanma. Çünkü Allah, varlığının cümlesinde sana soracaktır.


42. Sultana yakınlık arama, Onun seni yakınları arasına almasına da arzu etme.


43. Sultan şayet seni yakınları arasına alırsa bunu halktan gizle. Zira onlar sana bir takım işler havale ederler. Üzerinde durursan sultan seni horlar. Durmaz isen halk seni ayıplar. Her iki halde de küçülürsün.


43. İnsanlara hatalarında uyma. Uygun işlerine tabi ol.


44. Fenalığını bildiğin kimseyi o kötülüğü ile anma. Belki onda fayda ve iyilik ara, iyi hali ile an.


45. Fena hali din hususunda olursa ve o fenalığı hakikaten onun diyanetinde görürsen, bunu insanlara söyle ki ona uymasınlar ve ondan sakınsınlar. Resul-ü Zişan efendilerimiz (SAV): “Bir faciri yüksek mevki ve mertebe sahibi de olsa kendisinde görülen günahı ile anın ve başkasına da haber verin ki insanlar ondan sakınsınlar” buyurur. Binaenaleyh din hususunda kendisinde bozukluk ve alışkanlık gördüğün kimseyi bu hali ile zikret ve makamından ürkme. Çünkü Hak Teala senin hakiki yardımcın, koruyucun ve dininin yardımcısıdır. Bunu bir kere yaptın mı senden korkarlar. Heybetin onları basar ola dinde bidat çıkarmağa kimse cesaret edemez.


46. Kendi sultanından, amirinden ilme-dine ayırmadan bir hal ve bir hareket gördüğün zaman ona itaat etmekle beraber onu münasip bir lisanla ikaz et. Bunu bir defa yapmaklığın kifayet eder. Tekrarda ve ihtarda ileri gidersen seni azarlar ve ezer. Tekrarın ezilmene ve zayıflamana neden olur. Bir-iki defaki ihtarın ile din meselesindeki ciddiyetin ve marufu emir hususundaki şiddetli arzu ve sebatın anlaşılır. Şayet devam ederse, yalnızken huzuruna gir ve nasihat eyle. Eğer bid’atçı ve tevilci ise onunla dini ve ilmi münazara yap. Hak mezhebinden birine bağlı ise Kur’an hadisten bildiğini söyle! Kabul ederse ne ala, yoksa ondan korunmasını Allah’tan dileyerek yanından ayrıl.


47. Daima ölümü hatırla!


48. Hocaların ve kendilerinden ilim aldığın zatlar için Allah’tan af dile.!..

49. Kur’an okumağa devam et.


50. Kabirleri, büyük zatları ve mübarek yerleri çokça ziyaret et!


51. Hayvani zevklerine düşkün, nefsani zevk ve arzularına uyan kimseler ile beraber olma.,


52. Yalnız dine davet ve nasihat için öyleleri ile oturabilirsin.


53. Çok oynama, çok da sövme. Böyle yerlere de gitme.


54. Ezan okunurken hemen camie gitme hususunda avam seni geçmesin.


55. Sultanın konağına yakın ev tutma.


56. Komşunda gördüğün nahoş halleri ört.


57. Nasın gizli taraflarını açma.


58. Seninle bir şey istişare etmek isteyeni dinle. Seni Allah’a yaklaştıracak şeyleri söyle.


59. Cimrilikten kaçın. Zira herkes cimrilere buğzeder.


60. Ne tamahkâr ol, ne de yalancı... Karıştırıcı da olma.


61. Bütün işlerde erkekliğini ve insanlığını koru!..


62. Güzel huylu ol. İncitmekten kork ve sakın.


63. Her zaman her yerde beyaz elbise giyin.


64. Dünyada rağbet ve hırsı azaltacak nefsini temizle, içinden at; kalp temizliği göstermeğe bak.


65. Fakir olsan da, fakirliğini gizle (İhtiyacını bir kimseye açıp şikayet etme), zengin görün.


66. Himmet ve gayret sahibi ol. Azmi ve gayreti zayıflayanın mevkii de zayıflar.


67. Yolda giderken sağa ve sola bakma, daima önüne bak.


68. İşlerini ehil ve erbabına havale et. Bilgi ve istisasa karşı saygın ve imanın kavi olsun.


69. Mevkii ve makam peşinde koşan, halk arasındaki günlük meselelere dalan, bir suretle kendisine makam ve şöhret sağlamak isteyenlerin sözlerine, aralarına karışma. Çünkü bu hususta seni haklı bilseler de sana tabi olmazlar. Şarlatanlık ile seni susturmak ve utandırmak isterler.


70. Kibar ve efendi bir zümrenin toplantılarına girdiğin zaman seni yükselterek yer göstermedikçe onların üst tarafına oturma ki onlardan sana üzüntü verecek bir şey ulaşmasın.


71. Bir cemaat içinde bulunduğun zaman seni saygı ile öne sürmedikçe sen kendiliğinden ileri safa geçme!


72. Aynı şekilde muamele görmeden de mihraba geçip imam olma.


73. Zalim sultan ve amirlerinin yanında bulunma. Meğer ki kendilerine söyleyeceğin hak söze inanacak ve uyacaklarını bilesin.


74. Muarızlarının hususunda izahata girişmelerine ve başkalarına ders vermelerine kalkmamasına mahal vermemek için kalkıp gidesin.


75. Yalnız orada bir adamını bırakırsın. Böylece onun kelamını, görünüşünü ve ilminin derecesini anlarsın.


76. Sonradan uydurmak ve ilaveli şeylerle karışık zikir meclisinde bulunma! Bu gibi meclisleri de hazırlama.


77. Talebelerinden birinin vaazını da meclisinde dinleme. Çünkü huzurunla onu sıkar ve şaşalatırsın. Belki itimat ettiğin birini bulundur. Mahallenin halkını teşvik ve cemaatinin çoğalmasını temin et.


78. Forsundan faydalanan ve tezkiyeni taşıyan bir kimseye vaaz meclisi kurdurma. Belki bu işi mahallenin halkı ile kendisine inandığın uzaklarına ve dostlarından birine havale eyle. Böyle birini de doğrudan vaız tayin etme. Belki bu işi yapacak olan kişiyi imtihanına tabi tut. İmtihanda sen de bulunma.


79. Nikâh işini semtinin hatibine bırak. Cenaze ve bayram namazlarını da ona havale et.


80. Hocanı da hayır duandan eksik etme.

16 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör