İSLAM DÜNYASININ PROBLEMLERİ

M. Ali KAYA

1. En büyük problem “Hürriyet”in olmamasıdır. Halbuki Peygamberimiz (asm) insanlığı kölelikten kurtarmak için “Hürriyeti” getirmiş ve efendiliği “kavme hizmet etmek” şeklinde tarif etmiştir. “Hudeybiye Barışı” ile hürriyetçi olduğunu isbat etmiştir.


2. Hürriyet-i Şer’î demek gerçek fıtrî hürriyet demektir. Bediüzzaman bunu “Şeriat aleme gelmiş tâ her nevi istibdad ve baskıyı ortadan kaldırsın ve insanlar şahane hür olsunlar” şeklinde ifade etmiştir.


3. Şeriat, kanun demektir. Şeriatın kaynağı ise “Vahiy ve Akıldır.” Şeriat, kanun hakimiyeti demektir. Kanunları ise din ve akıl ortak olarak yaparlar. Bu sebeple şeriatın kaynakları “Kitap, Sünnet, İcma, Kıyas, Maslahat, Örf ve Sedd-i Zerayi” gibi esaslardır. Kitap ve sünnet dışındaki kaynaklar “Aklî” kaynaklardır. Dolayısıyla şeriat vahiy ve aklın ortak ürünüdür.


4. Bediüzzaman’ın tarifi ile “Hürriyet Allah’ın insanlara en büyük ihsanı ve imanın da hassasıdır.”


5. 1911 yılında Şam 40 bin nüfusa sahiptir. Bediüzzaman’ın Hutbesini dinlemeye 10 bin kişi gelmiştir. Bunların içinde 100’den fazla alim vardır. “Molla Said-i Meşhur”un hutbe okuyacağı duyulunca tüm ahali onu dinlemek üzere Cami-i Emeviyeye gelmişlerdir. Bediüzzaman’dan hutbe okunması istenince Bediüzzaman “Biz sizlere nisbeten çocuk hükmündeyiz. Biz size hutbe okuyamayız; ama medresede aldığımız dersimizi tekrar eder, muvafakatınızı isteriz” diyince alimler “Bu sözünle bize liyakatini gösterdin” demişlerdir.


6. Bediüzzaman daima “İslâm” der. ortak değerleri nazara verir. Birliği sağlayan husus bu temel ortak değerlerdir. Selman-ı Farisi “Ben İbn-i İslamım” diyor. Hz. Ömer (ra) da “Ben de İbn-i İslam’ım” demiştir.


7. İslam ortak değerdir. “İslam Milliyeti” bu kavramı ifade eder.


8. Hürriyet-i Şer’iyeye vesile olacak olanlar Demokratlardır. Bediüzzaman bu sebeple “Ben onların muvaffakıyetine dua ediyorum” demiştir.


9. Bediüzzaman’ın “Hutbe-i Şamiyede” saydığı hastalıklarımız:

a. Ümitsizlik

b. Adavete Muhabbet

c. Hayat-ı içtimaiye-i siyasiyede sıdkın ve doğruluğun ölmesi,

d. Ehl-i imanı birbirine bağlayan nurani rabıtaları bilmemek,

e. Çeşitli sari hastalıklar gibi intişar eden istibdad,

f. Menfaat-i şahsiyeye himmeti hasretmek...


10. Ahir zamanda dinsizliğin iki cereyanı kuvvet bulur. Biri Komünizm ve Ateizm adına açık disizliktir. İkincisi din perdesi altında nifak hareketidir. Maalesef dinsizlik din perdesi aldında münafıkâne hücum ederek plan değiştirmişlerdir. Bu bir nifak hareketidir. İslam dünyasının en tehlikeli hastalığı budur.


11. İman ve Uhuvvet bağı en güçlü bağdır. Bu bağla birbirine akraba olmuş 4.5 milyon Türk-Kürt evliliği var. Nasıl birbirinden ayrılacaklar? Peygamberimiz (asm) “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe gerçekten iman etmiş olmasınız” buyurur. Din kardeşliği bağı budur.


12. Günümüzde siyaset yalana çok fazla revaç vermiştir.


13. Günümüzde en faydalı siyasi ders “Hürriyet, Demokrasi, Kanun Hakimiyeti ve İstişareye” vurgu yapmak gerekir. bunlar olmadan “Adalet” gerçekleşemez. İstibdadın hakim olduğu hürriyetin olmadığı yerde adalet yerini zulme, liyakat yerini sadakate, sadakat yerini müdahaneye terk eder. Ahlak sukut eder. İnsanlar şahsiyetsiz, haysiyetsiz ve ahlakasız olurlar.


14. İslam kardeşliği de, Din ve Vicdan Hürriyeti de, İnsan Hakları da, İttihad-ı İslam da, Dünya barışı da ancak “Hürriyetçi Demokrasinin” ülkeye hakim olması ile mümkün olur.


**

Cüneyd-i Bağdadiye soraralar:

- Bir alimin gerçek alim olup olmadığını nereden biliriz?

Cevap verir:

- İnsanları Allah’a bağlıyorsa geröek alimdir; kendisine bağlıyorsa şeytanın adamlarından birisidir.


**

Cüneydi Bağdadi’ye sorarlar:

- Zühd ve Tasavvuf nedir?

Cevap verir:

- Helal lokma yemektir.

10 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör