• M. Ali KAYA

İSLAM DEVLETİ

M. Ali KAYA

İslam ve Kur'an Devlet öngörmez. Kur'an devlet kurun demez. İslamın devleti, bayrağı, parası olmaz. Bunlar insanların ihtiyaçlarından kaynaklanır. Bir defa DEVLET, idareci demektir. Devlet milletten önce vardır. Çünkü bir ailede bile bir idareci vardır. Sonra kabile, sonra millet olmuştur. Kabile reisi ve milletin seçtiği idareci de ihtiyaca göre idari kurumlarını kurmuş ve devlet ortaya çıkmıştır.


Devlet, ırkîdir. Yani milletlerin devleti olur. Türk milletinin devleti Türk, Arapların Arap, İngiliz, Fransız, Alman, Çin, Japon vs. Bir milletin içinde azınlıklar varsa bunlar tebaadır; devleti ele geçiremezler. Köyde bile akrabası çok olan muhtar olur. Ancak modern ve kültürlü toplumlarda şahıs yerine kurum hakimdir ve devlet kurumlar bütünüdür. Toplumu idare eden o zaman tek kişi olmaz, seçim, liyakat, beceriye dayanan siyasi yapılanma ortaya çıkar. Demokrasi, Oligarşi vb. sistemler devleti, dolayısıyla milleti idare eder.


Din ve İslamiyet iman ve buna dayalı prensipler bütünüdür. Bu prensiplerin hakimiyeti dinin ve İslam’ın hakimiyeti demektir. Mesela, topluma iman, doğruluk, adalet ve ahlak hâkim olursa orada din ve İslamiyet hakim demektir. İslam’ın hakimiyeti bir partinin, bir şahsın, bir milletin hakimiyeti değildir. şahıs, parti, millet ve devlet dine hizmet edebilir. Din ilahi olduğu için bütün bunların üstündedir. Din milletlerin ve devletlerin üstündedir. Herhangi bir devletin, milletin ve partinin tekelinde olmaz. O zaman din alet edilmiş olur.


İslamiyet idari prensipler getirmiş ve "Ey insanlar!" diyerek tüm insanlara bunları emretmiş ve tatbikini istemiştir. Peygamber de bunu uygulayarak göstermiştir. bunlar doğruluk, adalet, meşveret, liyakat, hürriyet ve hukuk karşısında tüm insanların eşit olması gibi temel prensiplerdir. Kim bu prensipleri devlete hakim kılarsa o "İslam Devleti" olur.


Peygamberimiz sav bir devlet kurmamıştır. Bir sistem kurmuştur. Bu sistem tüm dünya insanlarına örnek bir sistemdir. Buna "Asr-ı Saadet" denmiştir. Asr-ı Saadet demek "Hürriyetin, adaletin, meşveretin, kanun hakimiyetinin, seçimin, kanun karşısında eşitliğin ve liyakat esasına göre memuriyetin" en güzel örneklerini vermiştir. Tüm dünya devletlerine örnek olmuştur.


Günümüz Demokrasi ve Cumhuriyet rejimleri şayet Asr-ı Saadetteki bu prensipleri devletlerine hakim kılarlarsa o zaman dünyada "Hürriyetçi Demokrasi" hakim olur. İnsanlık henüz bu mertebeye ulaşmış değildir.


Biz Nur Talebelerinin görevi "Asr-ı Saadeti" günümüze taşımaktır. Bunun nasıl olacağını Risâle-i Nur göstermiştir. Bunun için Nur Talebeleri sahabeleri ve üstatlarını takip ederek Hürriyetçi ve Demokrattırlar.


Bu konuda Nur Talebeleri diğer müçtehitlerin kendi zamanlarının şartlarına göre fetva veren ve padişaha itaati sağlamayı amaçlayan fıkhî hükümlerine uymak durumunda değiller. Bu konuda Bediüzzaman’ı takip etmek durumundadırlar. Çünkü zaman değişmiş ve asır başkalaşmış, padişahlık bitmiş ve Demokratik Devletler dönemi açılmıştır.

22 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör