• M. Ali KAYA

İDEOLOJİLER VE DİN

Güncelleme tarihi: 20 Mar 2021


M. Ali KAYA

"İzmler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir."

Cemil Meriç


“İzmler” insan aklının ve felsefenini ürünü olup hepsi batıdan gelmiştir. Beşer aklının dünyayı, hayatı, insan ilişkilerini, ahlâkî davranışların kaynaklarını, varlığı, sosyal ve siyasi hayatı yorumlaması, kendi anlayışına göre şekillendirme çabasıdır.


İdeolojiler bir taraftan düşünceye belli bir rota verirken, öbür taraftan düşünceyi sınırlayarak sadece kendi açısından düşünmeyi sağlamaktadır. Bu da eşyaya ve olaylara farklı açılardan bakmayı engellemektedir.


Batıda muharref Hristiyanlığın cenderesinde kalan kilisenin aklı azletmesi ile düşünceyi öldürmesine tepki olarak doğan felsefî cereyanlar da sonunda aklı kendi anlayışları çerçevesinde sınırlandırma noktasına getirmiştir. Düşünceler akla ufuk açar, farklı bakış açıları sunar. Ancak belli kurallar çerçevesine sistemli hale getirilerek sanki başka gerçekler yokmuş gibi dayatılan ve özellikle devlet sistemi haline gelen ideolojiler Cemil Meriç’in de dediği gibi “insan idrakine giydirilmiş deli gömlekleridir.”


Yaklaşık 150-200 yıllık tarihî süreçte ortaya çıkıp dünyayı etkileyen izmler İslam dünyasını da etkisi altına almış ve alternatif ideoloji geliştirme düşüncesi ile ilâhi vahye dayanan İslamiyetin de ideolojiye dönüştürülme çalışmalarına konu olmuştur. Bu bağlamda “Dünyada üç cereyan var: Sosyalizm, Kapitalizm ve İslam” denilmiştir. Siyasal İslam düşüncesinin kaynağı bu düşüncedir.


İslam ise Allah tarafından insanlığa dünya ahiret saadetini kazandırmayı ve insanın istidat ve kabiliyetlerini her yönden geliştirmeyi amaçlayan dinidir. Bu dinin inanç, ibadet, ahlak, muamelat, iktisat ve hukuk yönleri vardır ve her yönü ile hem dünyaya hem ahirete bakan sonuçları vardır. İdeolojiler ise dünya hayatını esas alan, inancı, ibadeti ve ahireti görmeyen, eşyayı tabiat ve tesadüfün eseri gören ve insanı da ekonomik ve siyasi bir varlık olarak değerlendiren kısır bir düşünce sistemi vardır. Dolayısıyla dine ideolojik açıdan bakmak dini hiç anlamamak demektir.


Din akla istikamet verir, ufuk açar ve insanı doğru düşünmeye sevk eder. Dinin bir amacı da aklı bozuk inanç ve düşüncelerden korumak ve varlığı, eşyayı, olayları ve insanı doğru şekilde anlama ve anlamlandırmasını temin etmektir. Bu sebeple dinin ideolojilere ihtiyacı yoktur. Din insanlığa peygamberler eliyle “İlim ve İrfan” da getirmiştir. Varlığın, varlık içinde insanın mahiyetini ve keyfiyetini doğru bir şekilde anlatan, aklı ikna ve kalbi tatmin ederek şüphe ve vesveselerden koruyan dindir, dinin doğu şekilde anlaşılmasıdır.


Dini doğru anlamak için peygamberlere, akla, ilme ve ilimde rasih olan mütehassis ulemaya ihtiyaç vardır ve din ulemanın bu gayreti ile insanları hak ve hidayete irşat etmiştir ve etmektedir.

30 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör