• M. Ali KAYA

İMANIN ŞUBELERİ

Güncelleme tarihi: 5 Mar

M. Ali KAYA

Peygamberimiz (asm) “İman yetmiş küsur şubedir. En yükseği, ‘Lâ ilâhe illallah’ demek; en aşağısı ise, eziyet veren şeyleri yoldan kaldırmaktır. Hayâ da imanın bir şubesidir.” (Müslim, Îmân, 58; Buhârî, Îmân, 3; Ebû Dâvûd, Sünnet, 14; Nesâî, Îmân, 16; Tirmizî, Birr, 80; Îmân, 16; İbni Mâce, Mukaddime, 9.) buyurmaktadır.


Müslüman âlimler Allah Resûlü’nün kendilerine ilham kaynağı olan bu sözünden hareketle imanın şubelerinin neler olabileceğini tespit etmişlerdir. Bu konuda kaleme alınan eserlerin en meşhurlarından birisi olan Hüseyin b. Hasan el-Halîmî’nin (403/1012) “Kitâbü’l-minhâc fî Şuabi’l-İmân” ve hadis âlimi Beyhakî’nin (458/1066) “Şuabü’l-îmân” adlı eseridir.


Ayrıca hadis kitapları incelenip Allah’a iman ile ilgili hadisler tahlil edilince, Peygamber Efendimizin sözlerinde Allah’a iman konusunun insanın bireysel, toplumsal ve evrensel boyutlarıyla ilişkisinin ne kadar güçlü olduğu da açık bir şekilde görülecektir. Şu rivayetler hep bu olguyu destekler mahiyettedir: “Her kim Allah’a ve âhiret gününe iman ediyorsa komşusuna eziyet etmesin. Her kim Allah’a ve âhiret gününe iman ediyorsa misafirine ikramda bulunsun. Her kim Allah’a ve âhiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya da sussun!” (Buhari, Edeb, 3.) “Nefsim elinde olan Allah’a yemin olsun ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş olmazsınız.” (Ebu Davud, Edeb, 130.)


Resûlullah, imanın en üstün hâlini soran Muâz b. Cebel’e “İnsanları Allah için sevip, onlara Allah için buğz ettiğinde, dilini Allah’ı zikirde kullandığında iman en üstün hâle ulaşmış olur.” diyerek cevap vermiş, bunun üzerine Muâz, “Ey Allah’ın Resûlü, başka hangi hâllerde iman daha muteber olur?” deyince, Hz. Peygamber, “Kendin için istediğini insanlar için de istediğin, kendin için istemediğini onlar için de istemediğin zaman.” (Ahmed b. Hanbel, 5:248.) diyerek karşılık vermiştir. Ayrıca “Ey Allah’ın Resûlü, bana İslâm ile ilgili, hakkında başka kimseye soru sormama gerek kalmayacak bir şey söyle.” diyen Süfyân b. Abdullah’a Peygamberimizin cevabı “Allah’a iman ettim de; sonra dosdoğru ol.” (Müslim, İman, 62.) şeklinde olmuştur.


Bu eserde imanın şubeleri şu şekilde sayılmakta ve bunlar 77 olarak ifade edilmektedir.


1. Allah’ın varlığına ve “Vacübu’l-Vücud” olduğuna inanmak.


2. Allah’ın birliğine Ehadiyetine ve Vahidiyetine iman etmek.


3. Zatî Sıfatlarına inanmak. (Vücut, Kıdem, Bekâ, Vahdaniyet, Kıyam b. Nefsihi, Muhalefetün lil-Havadis. Bu sıfatlar İhlas Suresinde olan sıfatlardır.)


4. Subutî Sıfatlarına inanmak. (Hayat, İlim, İrade, Kudret, Semi, Basar, Kelam.)


5. İmanın altı şartına inanmak. (Meleklere, Kitaplara, Peygamberlere, Ahiret gününe, Haşre, Mizana, Sırata, Cennet ve Cehenneme, Şefaate, Hesab ve Adalete)


6. Alemin sonradan yaratıldığına, hudus-u âleme iman etmek.


7. Nikahlanmak ve zinadan sakınmak.


8. Anne-Baba Hakkına riayet etmek.


9. Kocaya itaat etmek, karı koca haklarına uymak.


10. Sıla-ı Rahimi kesmemek ve akrabaya küsmemek.


11. Büyüklere hürmet etmek, küçüklere şefkatle muamele etmek.


12. Çocukları terbiye etmek ve haklarına riayet etmek.


13. Emaneti yerine getirmek,


14. Ulu’l-Emre itaat etmek,


15. Şeair-i İslamı ihya etmek,


16. Emr-i Maruf ve Nehy-i Ani’l-Münkere uymak,


17. Dini korumak, nefsi korumak, malı korumak, aklı korumak, nesli korumak.


18. Müalümanlara faydalı olmak ve zararları gidermek,


19. Taharete, temizliğe, gusül ve abdeste riayet etmek,


20. İslam’ın Şartlarına riayet etmek: Namaz, Oruç, Hac, Zekât, Kelime-i Şahadet.


21. Adakların yerine getirmek,


22. Yemine tazim etmek ve yeminleri ifa etmek.


23. Kefaretleri eda etmek.


24. Gönlünden mal sevgisini gidermek,


25. Makam sevgisinden ve şöhretten kaçınmak.


26. Kalbinden kini, nefreti, hased, fesadı, riyayı, ucbu ve nifakı gidermek.


27. Tevbeye devam etmek.


28. Aczini, zaafını, fakrını bilmek.


29. Allah’tan korkmak, Allah’tan ümitvar olmak, havf ve reca dengesini korumak.


30. Haya sahibi olmak.


31. Doğruluktan ayrılmamak,


32. Allah’nı nimetlerine şükretmek,


33. Kazaya rıza ve kadere teslim olmak.


34. Tevekkül sahibi olmak.


35. İhlas sahibi olmak.


36. Vefalı olmak.


37. İnsanlara güzel ahlakla muamele etmek.


38. Uluvv-ü himmet sahibi olmak.


39. İnsanlara yardımcı olmak.


40. Kalbinde muhabbet, uhuvvet, sevgi bulunmak, mahlukata şefkatle muamele

etmek.


İslam alimlerinin çoğu bunlar farklı şekilde sayarak 77’ye çıkarmışlardır. İsmail Hakkı Bursevî’nin “Şuâbu’l-İman” isimli eserinde aynı konular 77 adet sayılmıştır.


Peygamberimiz (asm) “Sizin imanca kâmil olanınız ahlakça mükemmel olanınızdır” buyurmuşlardır.


Bediüzzaman’ın talebelerinden Mehmet Feyzi Efendi imanın bu şubelerini sayarak mü’minler bunları ifa ederek imanda kemâle ereceğini söyler. Önce sahih ve sağlam bir imana sahip olmalı. İtikat bozuk olursa insana ameli fayda vermez. Ayrıca insan daima kendi hata ve kusurunu, eksik ve noksanını görmeli ve daima tevbe istiğfar ile hatasından dönerek daima terakki ve tekâmül etmelidir.

Peygamberimiz (asm) “İstiğfar ile beraber büyük günah olmadığı gibi, devam ve ısrarla yapılan küçük günahlar da küçük olarak kalmaz, büyük günah olur” buyurmuşlardır. İnsan beşikten mezara kadar okumaya ve kendini geliştirmeye çalıştığı gibi, ölüm kendisine gelene kadar ibadet, istiğfar ve duaya devam etmeli ve daima ilmini artırdığı gibi imanını da artırmaya devam etmelidir.


11 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör