• M. Ali KAYA

İRADEYİ ETKİLEYEN TELKİNLER

Güncelleme tarihi: 5 Mar

M. Ali KAYA

“Karakter değişmez” iddiasını ortaya atan Alman filozoflardan Kant (1724-1804) ve Schopenhauer (1788-1860) ve İngiliz Herbert Spencer (1820-1903) kediyi fare kovalamaktan alıkoyamayacağımız gibi huyun da değişmeyeceğini iddia etmişlerdir. Ancak Spencer hayat şartlarının zamanla karakteri değiştireceğini kabul etmiştir.


Karakterin değişmeyeceğini iddia eden filozoflara göre yirmi yıllık eğitimin irade terbiyesine pratikte bir fayda sağlamayacağını söylerler. Onlar karakter değişseydi insanın yaşlandıkça daha olgun ve erdemli olması gerekirdi. Gerçek ise çoğu zaman bunun tersi olmaktadır. Bizim peşin hükümlerimiz vardır ve buna göre hayatında bir defa hata yapmış bir insana karşı güvenimizi yitiririz. Bu da bizim kalıcı karaktere inanmamızdan kaynaklanır.


Bu iddiaların sebebi insanın sorgulamadan ve düşünmeden modayı takip etmesidir. Toplumdaki insanların çoğu hayat mücadelesi ve geçim derdi ile meşguldür ve önüne konan ne ise onu algılar ve bu algıya göre hareket eder. Bencil ve egoist olan insanın en değerli şeyi kendi hayatıdır.


Eskiden çocuklar zorluklarla devamlı mücadele etmeden, sıkıntılara katlanmadan sabır ve sebat etmeden bir şeyi başaramayacağı konusunda eğitilirlerdi. Başarının ancak yedi sekiz sene sabırla ve devamla çalışmaya bağlı olduğuna inandırılırdı. Onlar da bu sebeple zorluklarla mücadele etmeyi öğrenirler ve böylece güçlü irade ve karaktere sahip olurlardı.


“Büyük Türkiye” demekle Türkiye büyük olmaz. Bunun için barajlar, yollar, fabrikalar, enerji üretim tesisleri yapılmalı, ziraat, ticaret ve sanata önem verilmeli, Üniversiteler adam dünya çapında adam yetiştirmelidir. Osmanlı Devleti atalarımızın yüz yıllarca çalışması ve mücadelesi ile ancak Kanuni Sultan Süleyman zamanında dünyaya hükmeden muhteşem bir devlet olmuştur.


Başarının bir bedeli vardır. Çalışmaya ve başarılı olmaya odaklanan sağlam iradeli ve mücadeleci ruha sahip insanlar başarıyı yakalayabilirler. Peygamberimiz (asm) ve sahabelerin büyük mücadelesi, Bedir, Uhut, Hendek, Hudeybiye, Tebük gibi büyük mücadeleler sonucu İslamiyet yayılmıştır.


Dünya üzerinde tüm değerler gibi doğruluk, adalet ve hakkaniyet gibi ahlâkî değerler, hürriyet gibi siyasi değerler büyük çaba ve savunmayı gerekli kılar. Hürriyeti hak etmeyen hiç kimse hür olamaz. Hürriyet, hürriyet mücadelesinin sonucu kazanılır ve dünyada böyle kazanılmıştır. Dünyada canlıların büyümesi ve gelişmesi için güneş ne kadar gerekli ise hürriyet de insanlığın gelişmesi için o derece gereklidir. Ona ulaşamayan bütün hayırlardan mahrum kalır. Ya mutluluğu elde etmek öyle kolay mıdır? Mutluluk büyük çabalar sonunda elde edilen başarının meyvesidir. Dünyada en bedbaht ve mutsuz insan tembel insanlardır.


Hürriyetten kast ettiğimiz nedir? Hürriyeti insanın iradesini hür bir şekilde kullanması ve doğru bir şekilde kontrol edebilmesidir. İradesi başkasının elinde olan ve aklı başkasının güdümünde olan bir insan hür olabilir ve kendi kabiliyetini geliştirecek faaliyetleri hür bir şekilde yapabilir mi? Tutsaklık ve kölelik gerçekte irademize sahip olmamaktır.


Şurası bir gerçektir ve hayat tecrübeleri de ispat etmektedir ki, başarı büyük gayretlerin ve çabaların sonucudur. Bizim ayağa kalkmamız ancak sabırla ve gayretle olacaktır. Hayatta ne istediğimiz ne olacağımız ve hayatta oynayacağımız rol kendi nefsimize ve irademize hâkim olmaya bağlıdır. Cahiller ve kendini beğenmişler asla başarılı olamaz. Uzun soluklu bir işi isteksiz olarak, sevmeden yapmak baştan kaybetmek demektir. Başarmak için işimize saygı duymamız ve sevmemiz gerekir. Atalarımız “Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur” demişlerdir. Karıncaya yem olacak bir tohum kendisini toprak altına atarak kimyasal reaksiyona girmekle, sabırla ve sebatla kışlara ve fırtınalarla mücadele ederse kasırgalara kafa tutan büyük bir meşe ağacına dönüşebilir.


Hürriyetimizi ve irademizi garantiye almak için yapılması gereken tek şey hayata dair bir planımızın olmasıdır. İrade terbiyesi yolunda bize engel teşkil edecek teorilerden de kurtulmamız ve yanlış telkinlere tembellik ve rahatlık duygularıyla kulak vermememiz gerekir. Bunun için “Zahmette rahat, rahatta zahmet vardır” denilmiştir.

8 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör