• M. Ali KAYA

KUR'ÂN'DA AİLE VE ÇOCUK

M. ALİ KAYA


Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Hoşunuza giden kadınlarla evlenin” (Nisa, 4:3.) ferman eder. “Evlenmeye güçleri yetmeyenler de Allah, onları lütfuyla zengin edinceye dek ırzlarını korusunlar” (Nur, 24:33.) buyurur.


Peygamberimiz (asm) Akkaf b. Vedâ’nın (ra) mali durumu ve sıhhati yerinde olduğu halde bekar kaldığını görünce Benî İsrail’den Kürsüf adındaki bir abidin 300 sene gece namazı ve gündüz oruç tuttuğu halde âşık olduğu bir kadın yüzünden küfre düştüğünü ve ibadeti terk ettiğini anlatarak şöyle buyurur: “Evlenmezsen şeytanla arkadaş olursun. Bizden isen bizim yaptığımız gibi evlen. Evlenmek benim sünnetimdir. En şerlileriniz bekarlarınızdır. Ölülerinizin en şerlileri de bekar ölenlerdir. Şeytan bekar adamın dini ile oynar. Salihlere karşı da şeytanın en müessir silahı kadınlardır. Bu silahı evlilere kullanamaz. Evliler kötü sözden beridir ve dinen temizdirler. Ay Akkâf evlen, aksi taktirde ateşe düşenlerden olursun” (Kenzu’l-Ummal, 16:492-493.) buyurmuşlardır.


Evlenmek dini, namusu ve şerefi korumak, nesli devam ettirmek, insanlığa ve topluma hayırlı nesiller vermek, ahiretine zad ve zahire hazırlamak, öldükten sonra da amel defterini kapatmamak içindir. Bu sebeple yüce Allah bize “Rabbimiz bize eşlerimizden, soylarımızdan, gözlerimizi aydınlatacak kişiler ihsan et ve bizi, Allah’tan korkanlara rehber kıl” (Furkan, 25:74.) şeklinde dua etmemizi emreder. “Rabbim, beni de, soyumdan gelenleri de namaza müdavim et; Rabbimiz duamızı da kabul et. Rabbimiz, benim suçlarımı ört, beni, anamı ve babamı ve inananları hesap gününde affet” (İbrahim, 14:41-42.) şeklinde dua etmemizi ister.


Çocuklar için de hayır dua etmeyi yüce Allah emrediyor. “Rabbim katından hayırlı nesiller ver. Sen duamızı işiten ve cevap verensin” (Âl-i İmran, 3:38.) şeklinde yalvarmamızı ister. Hz. İbrahim (as) ve Hz. Zekeriya’yı (as) bu konuda bize örnek gösterir.

Dünya hayatının mahiyetini de “Bilin ki dünya yaşayışı, ancak bir oyundur, bir eğlencedir, bir özenti ve aranızda bir övünmedir. Mal ve evlat çokluğu gayretidir ancak ve bunlardan ibarettir de; halbuki dünya yaşayışı, bir yağmura benzer, bitirdiği nebatlar, ekincileri şaşırtır, sevindirir, sonra kuruyuverir de bir de bakarsın, sapsarı olmuş, sararıp solmuş, sonra da un ufak olmuş, dağılıp gitmiş; ve ahiretteyse çetin bir azap var ve Allah'tan bağışlanma ve razılıktır. Dünya hayatı ancak bir aldanış metaından ibarettir” (Hadid, 57:20.) ayeti ile bize bildirir.


Yüce Allah dünya hayatının mahiyetini haber veriyor. Mal, evlat, övünme ve ziynete değer verme gibi şeylere günah demiyor. Ancak bunların ahirette hesabının olduğunu, insanların mükafat ve cezayı bunlarla hak edeceğini haber veriyor ve bizi uyanık olmaya, akıllı davranmaya davet ediyor.


Yüce Allah bizleri sevdiği ve korumak istediği, cennetine almak istediği için şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler, Allah'a ve Resûlü'ne ihanet etmeyin, bile bile emanetlerinize de ihanet etmeyin. Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitne ve imtihandır. Bunları amacına uygun yaparsanız Allah yanında ise büyük bir mükafat vardır” (Enfal, 8:27-28.) buyuruyor.


Evet, evlat ve mal, dünya hayatının her meselesi birer imtihan vesilesidir. Bizlere büyük mükafat kazandıracak veya büyük azabı hak ettirecek sorumluluk meselesidir. Bizler Allah’a ve Resulüne itaat ederek Allah rızasını ve ebedi mükafatı hak ederiz.


Bunun yolunu da yine yüce Allah bize bildiriyor: “Rabbim, bana da, anama-babama da verdiğin nimetine karşı şükretmeyi nasip ve müyesser et bana ve soyumdan gelenleri de doğru ve düzgün kişiler yap da benden hoşnut ol; şüphesiz ben günahlarıma tövbe ettim ve şüphesiz ben emrine uyanlardan ve sana teslim olanlardanım” şeklinde dua etmemizi ve böyle olmamızı istiyor.


Yüce Allah sarf edeceğimiz malları da kazancımızı harcayacağımız yerleri de şöyle tarif ediyor: “Anne-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere ve yolculara verin. Onlara hayırlı tavsiyelerde bulunun” (Bakara, 2:180, 215.) buyuruyor.


Peygamberimiz (asm) çocukların terbiyesi konusunda da şöyle buyurur: “Çocuklarınızı Kur’an okumak, peygamber sevgisi vermek ve ehl-i beyt sevgisi vermekle terbiye ediniz.” Anne-baba çocukların örnek kitabıdır. Nasıl yaşıyorlarsa onlar da öyle olurlar. Peygamberimiz (asm) “Bir babanın evladına en iyi mirası iyi bir terbiye ve ahlak vermesidir” buyurur.

Bir babanın evladına karşı üç vazifesi vardır. Ona güzel bir isim vermesi, eğitimini güzel yapması, sanat ve meslek eğitimi vermesi, dindar bir hanımla evlendirmesidir. Bunu yaptığı zaman baba-anne çocuklarına karşı vazifelerini tam olarak yapmış olmaktadır.


5 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör