• M. Ali KAYA

MEŞVERET VE İÇTİHAD FARKI

M. Ali KAYA


SORU: Meşverette alınan karar içtihad gibidir, isabet etse iki sevap, hata etse bir sevaptır denilebilir mi?


CEVAP:

MEŞVERET İÇTİHAD DEĞİL, MASLAHATTIR.

Ulemanın içtihadı şer’î hüküm oluşturmak amacı ile Kur’an ve Sünnetten yaptıları istinbatlar ve çıkardıkları hükümlerdir ki bunu yapabilmek derin bir ilim ve anlayış sahibi olmaya bağlıdır. Meşveret ve şura ise içtihad konularında yapılmaz.


Meşveret ve şûra dünya işlerine veya dini hizmetlere ait hak ve maslahatı takip etmek, yanlışlardan ve zararlardan korunmak ve faydalı hizmetler yapmaya yöneliktir. Bu sebeple meşveret edilecek kişiler ilim sahibi olmasa da tecrübe ve fikir sahibi olmaları gerekir. İçtihadda ehliyet ilim iken, meşverette uzmanlık ve tecrübedir. Yani “danışman” olabilecek vasıflara sahip olabilen kimselerdir. Bu sebeple şura ehli çok geniştir. Sahasında uzman olduğu taktirde müslüman olması da gerekmez. Bunlar şuraya ihtiyaç duyulduğu zaman ümmeti veya bir kurumu veyahut bir cemaati temsil ederler.


İslam bilginlerine göre ilim, içtihad ve fikrî melekeler, sosyal ve siyasi hadiselerden farklı şeylerdir. Bir müçtehid ve alim ancak belli şartlarda ve durumlarda, siyasi ve sosyal konularda meşveret içinde bulunabilir ve sonuçta onun da bir reyi vardır. Zira meşverette karar ekseriyete göre verilir. İçtihad ehli olsa da ulemanın meşverette bulunması içtihat için değil, bazı konularda fetva vermesi ve yapılan için mübah olduğunu izah etmek, haram olan hususlardan korumak ile sınırlıdır. Siyasi ve içtimai konularda müçtehid seviyesinde ilim sahibi olan kimse de meşveret azalarından birisi gibidir.


Bu sebeple meşverette alınan karar içtihad gibidir, isabet etse iki sevap, hata etse bir sevaptır denemez. İçtihad için geçerli olan bu kural meşveret için istimal edilemez. Zira yapılan dini bir içtihad ve bir hüküm değil, hizmet ve toplum yararına bir fayda ve maslahattır.

21 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör