• M. Ali KAYA

MİLLİ NİZAM PARTİSİ (MNP)

M. Ali KAYA

Giriş

1969 seçimlerinde Konya’dan bağımsız olarak seçilen Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN ve 17 arkadaşı tarafından 1970 yılında kuruldu. Mukaddesatçılığı ve Dini değerleri hayata geçirmeyi esas aldı. Şeriatçı görüşleri aşırı dillendirdiği için 12 Mart 1971 muhtırasından sonra hakkında dava açıldı. 21 Mayıs 1971 de Anaysa Mahkemesince kapatıldı.


Milli Nizam Partisinin Kuruluşu

MNP Millî Görüş hareketinin kurumsal anlamındaki ilk politik deneyimidir. Türkiye Demokrasi hareketinde önemli bir kırılmayı sağlamıştır. İslamcı siyaseti temsil etme iddiası ile ortaya çıkmış ve siyasetin politik yelpazesinde “Millet Partisi”nin dindar kanadı olarak yerini almıştır. Diğer kanadını ise milliyetçi söylemi ile MHP temsil etmektedir.


Necmettin Erbakan’ın “Müstakiller Hareketi” içinde yer alarak politik davranması sonucu Türkiye Odalar Birliğindeki görevinden el çektirilmesi ile MNP’nin kuruluşunu başlatmıştır. Erbakan’ın AP’den seçilerek TBMM’ye girmeleri için bir grup Milletvekili adayını ikna eder. Kendisi de bu grubun içinde başında yer alır. AP Genel Başkanı Süleyman Demirel ve Genel İdare Kurulu bunu öğrenince ilgi milletvekili adaylarını ve Necmettin Erbakan’ın adaylıklarını iptal eder. Bunun üzerine “AP dindar adayları listelerden çıkarıyor” propagandası yaparak “Müstakiller Hareketi” oluşturup Milli Nizam Partisi’ni kurar.


1969 Seçimlerinde çeşitli illerden bağımsız aday olarak seçime giren Müstakillerin hiçbiri seçilmez; ancak Konya’dan Necmettin Erbakan TBMM’ye girer. Daha sonra AP Tokat Milletvekili Hüseyin Abbas ve Isparta Milletvekili Hüsamettin Akmumcu partilerinden istifa ederek MNP’ye katılır ve TBMM’de üç milletvekili ile temsil edilmeye başlar.


MNP’nin toplumda kabul görmemesi ve mecliste grup kuramamasını “İslâmî Şûrâ”nın eksikliğinde arayan Erbakan ve ekibi Hasan Aksay ve Süleyman Arif Emre ile Nakşibendi Şeyhi Mehmet Zahit Kotku’yu ziyaret ederek partinin kuruluşu için icazet alarak Tarikatların desteğini almayı başarır. Kotku partinin kuruluşuna şöyle icazet verir:


“Sultan Abdulhamid Han’ın tahttan indirilmesinden sonra ülkenin yönetimi batı taklitçiliği yapan masonların eline geçmiştir. Bunlar azınlıktır, bu milleti temsil edemez. Yönetimin milletimizin gerçek temsilcilerinin eline geçmesi için çalışmanız kaçınılmaz bir tarihi vazifedir. Bu teşebbüse katılın ve eğer arkadaşınız istiyorsa bu işin başına geçin. Çalışmaya başlayın. Şimdiye kadar geç bile kalınmıştır.” (Süleyman Arif Emre, Siyasette 35 Yıl, 1990-İstanbul, s.185; Millî Görüş Hareketinin Kuruluşu, Ömer Çeha, Ömer Baykal, Gazi Üniversitesi İ. İ. B. F. Dergisi, 2017, s.792.)


Ayrıca MNP Hüsamettin Akmumcu ve Tevfik Paksu gibi Nur Cemaatine mensup kişilerin de aktif olarak yer almışlardır. Ancak Nur Cemaatinin ileri gelen talebeleri başta Zübeyir Gündüzalp olmak üzere hiçbiri MNP hareketine destek vermemişlerdir.


MNP hareketine destek veren Basın ve Yayın camiasından Necip Fazıl Kısakürek’tir. Kısakürek 1969 seçimlerinde "İmanlı Büyük Türkiye Mitingi” için Konya’ya giderek konuşma yapmıştır. (S. Yorgancılar, Millî Görüş, İstanbul-2012, s.73.) Siyasete “Mukaddesatçı” terimini kazandıran da Necip Fazıl’dır. Partinin kuruluşu için halk tarafından tanınmış, manevi yapıya uygun ilim sahibi ve akademisyen ve siyaset alanında da emeği olan 133 kişiye davetiye gönderilerek geniş bir istişare süreci işletilmiştir. Partinin ismi de gazeteci Eşref Edip tarafından “Milli Nizam” olarak belirlenmiş ve 26 Ocak 1970 tarihinde resmen kurulmuştur.


Milli Nizam Partisi’nin İdeolojik Dayanakları

MNP ilk kongresini 8 Şubat 1970 tarihinde Ankara’da yapar. Bu kongrede Erbakan partinin kurucuları arasında Nizamülmülk’ten II. Abdulhamid’e kadar tüm Selçuklu ve Osmanlı siyasilerinin de Milli Nizam Partisi kurucuları olarak saymıştır. Kuruluş Beyanname’sinde Milli Nizam Partisi’nin bu milletin ahlak ve faziletinden doğduğunu, temelinin Türk Milletine dayandığı açıkça ifade edilmiştir.


MNP’nin ideolojik temelinin iki ayağı olduğu ifade edilir. Birincisi manevi ve dini yönü ile milletin yüksek ahlak ve faziletinin kuvveden fiile çıkması, ikincisi de cemiyetin nizam ve huzurunun sağlanarak maddi kalkınmayı gerçekleştirip saadete ulaşması iddiasıdır.


İktisadi söylem olarak da “Dünyada üç sistem vardır. Komünizm, Kapitalizm ve İslam. Komünizm ve Kapitalizm çökecek İslam İktisat sistemi dünyaya hâkim olacaktır. Bunu da Milli Nizam Partisi iktidarı sağlayacaktır." (Milli Nizam Partisi, 1. Büyük Kongresi, 1971:53.)


MNP ideolojisini dini ve ekonomik iki unsur üzerine siyasi olarak harmanlaması ile kurgulamaktaydı. Bunun yanında “Ağır Sanayi” kavramı ile sanayileşme söylemlerine de büyük önem vermiştir. Batıya bağımlı “montaj sanayi” yerine yerli sanayiyi kuracaklarını iddia etmiştir.

Politik söylemini de muhafazakarlık, milliyetçilik ve İslamcı ideolojinin karması olarak ortaya koymakla beraber 1970’li yılların sonuna doğru din vurgusunu daha öne çıkarmıştır. Çünkü çoğu avam olan halkı etkileyecek söylem din üzerinden verilmiştir. Özellikle İslamcılık düşüncesi içinde yer almış olan Nakşibendi tarikatının etkisini ve Cumhuriyet döneminde yer altına inen tarikatların siyasette aktif rol almasını sağlamıştır. Bir başka ifade ile MNP ile tarikatların siyasallaşma süreci başlamıştır. Daha sonra siyaset sahnesinde yer alacak olan MSP, ANAP ve AKP içinde de başta Nakşibendi olmak üzere diğer Tarikatların büyük etkisi olacaktır ve “Millî Görüş” hareketi İslamcı siyasetin ve Nakşibendi damarın politik gövdesini oluşturmuştur. MNP içindeki akademisyen ve teknokratlar da yine Nakşibendi etkisinde olanlardan meydana gelmekteydi. (M. E. Yaşar, İskenderpaşa Cemaati, 2010-İstanbul, s. 330-331.)


MNP’nin siyasi söylemlerin başında “Masonlar” “Batı Kulübü” “Kızıl Komünistler” gibi terimler yer almaktaydı. Erbakan “İslam ekonomisini” oluşturacaklarını Kapitalizme de Sosyalizme de karşı olduklarını vurguluyordu. Erbakan’a göre “hakkı değil kuvveti üstün tutan” ve tıkanma problemi yaşayan Batının taklit edilmesi, bugün İslam dünyasının en büyük problemidir ve Müslümanların taklitçi Batı zihniyetinin sahte gündeminden en kısa zamanda kurtulması gerekmektedir. (T. Bora, Milliyetçi Muhafazakâr ve İslamcı Düşünüşte Batı İmgesi 2002-İstanbul, s.263.)

Düşman olarak Komünizmden daha fazla kendisini gizleyerek hareket eden Siyonizm ve Masonluktur. Batı taklitçisi ve Masonlara hizmet eden AP bu sebeple Komünizme sahip çıkan CHP’den daha tehlikelidir. Masonluğun sahip olduğu gizlilik onun her türlü ideolojiye ve örgüt içine sızmaya imkân vermektedir. MNP’nin öne çıkmayan kurucu isimlerinden ve Nakşibendi Tarikatı liderlerinden olan M. Zahit Kotku Masonların içinde bulunduğu tuzaklara dikkat çekerek şöyle der: “Mason, ben de sendenim der, girer, namaz da kılar, el açıp dua eder. Aman kardeşim! Bunların hiçbiri seni aldatmasın. Mason olduğunu bildiğin kimse başını secdeden kaldırmasa dahi kıymeti yoktur. Bunu iyi bil ve herkese de bildir. Belki çok merhametli ve cömert de olabilir, birçok hayırlara çok da yardımlar edebilir. Amma hepsi kuşu yakalayabilmek için birer tuzak ve maskeden başka bir şey değildir.” (M. Z. Kotku, Cihad, 1994-İstanbul, s.138.)


MNP’nin Batı aleyhtarlığı “Masonluk Bağlamında” ele alınmıştır. Türkiye’nin “Ortak Pazara” girme konusunda Siyonist sermayenin ısrarcı olduğunu vurgulayarak karşı olduklarını ifade etmiştir. Erbakan daha sonra AB karşıtlığını “İslam Ortak Pazarı” ve “İslam Birliği” iddiası ile perçinlemiştir. Avrupa Birliğinin ortak para politikasına karşı “İslam Parası” sloganını öne çıkarmıştır.


12 Mart Muhtırası ve MNP’nin Kapatılması

12 Mart 1971 tarihinde AP hükümetini istifaya davet eden ve partiler üstü “Milli Birlik Hükümeti” kurulmasını isteyen askerî iradeni baskısı sonucu Süleyman Demirel istifa ederek Askerî Darbeyi önlemeyi ve Parlamentonun açık kalmasını sağlamıştır. Siyasi meselelerin ancak TBMM’nin aldığı kararlarla yürürlükte olması gerektiğini “Demokraside çare tükenmez” diyerek demokratik bir tavır sergilemiştir.


Muhtıradan önce 5 Mart 1971’de Anayasa Mahkemesi MNP hakkında dava açmıştır. 12 Mart Muhtırasından sonra buna hız vermiştir. 20 Mayıs 1971 tarihinde Siyasal Partiler Kanunu’nun 92, 94, 96, 101 maddelerine dayanarak “Laik devletin niteliğinin ve Atatürk İlkelerine aykırı” hareketten partinin kapatılmasına karar verilmiştir. (H. Akyol, Türkiye’de Siyasi Parti Kapatmanın Tarihi, 1999-Ankara, s.255.) MNP ile beraber kapatılan diğer parti TİP (Türkiye İşçi Partisi) dir.

Kapatma gerekçesi olarak partinin 1. Kongresindeki konuşmalar, MNP’nin işaretinin tekbir olduğu, “Hak geldi batıl zail oldu” parti sloganı olarak kullanılması gibi dini siyasete alet edildiği iddiası ve bunun Laiklik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmiştir. (A. Y. Sarıbay, Milli Nizam Partisinin Kuruluşu ve Programının İçeriği, 2010-İstanbul, s.577-578.)


MNP’nin kapatılması ile Necmettin Erbakan önce Almanya’ya sonra İsviçre’ye gitmiş ve siyasi şartların normale dönmesi ile yurda dönerek Milli Selamet Partisi’nin (MSP) kuruluş çalışmalarına dahil olmuştur. Erbakan'ın İsviçreden gelerek parti kurmasına 12 Mart Muhtırasının güçlü isimlerinden Muhsin Batur ve Turgut Sunalp'ın yardımının olduğu, DP'nin devamı olan sağın en güçlü partisi AP'nin bölünerek CHP'nin iktidarının hedeflendiği de söylenmektedir.


Sonuç olarak MNP ile başlayan Millî Görüş hareketi daha sonra MSP ve Refah Partisi (RP) 1980 sonrası ANAP’ın kuruluşuna ve nihayet 28 Şubat 1997 sonrasında ise Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) kuruluşuna kaynaklık edecektir. Bununla beraber MNP’nin Siyasal İslam anlayışının başlatan bir parti olarak görmek doğru değildir. Batı’nın baskısı ile ülkemizin Demokrasiye geçmesi ve Demokrat Parti’nin (DP) 1945’de siyasi hayata atılarak TBMM’de 62 milletvekili ile TBMM’de temsil edilmeye başlaması üzerine DP’nin CHP’ye muhalefetini pasif bularak 20 Temmuz 1948'de Ankara'da Mareşal Fevzi Çakmak tarafından kurulan Millet Partisi’dir. (MP)


Millet Partisi kuruluşundan hemen sonra DP’den ayrılan 30 milletvekili ile TBMM’de temsil edilir. CHP’ye ve DP’ye büyük eleştiriler yönelterek İslamcı, milliyetçi ve muhafazakâr söylemler geliştirmiştir. Ancak 1950 seçimlerinde %3 oy alarak başarı gösterememiştir. Ancak bu parti Siyasal İslam’a ve Milliyetçi partilere öncülük etmiştir. Millet Partisinden ayrılanlar iki kanattan birisi "İslam Demokrat Partisi"ni daha sonra MNP ve Millî Görüş anlayışına sahip partileri kurmuşlardır. İçindeki ikinci Milliyetçi kanat ise CKPM ve MHP gibi milliyetçi partilere kaynaklık etmiştir.


46 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör