• M. Ali KAYA

SABIR VE SEBAT

M. ALİ KAYA

Dünya hayatı sıkıntı, meşakkat, dert ve çalışma yeridir. Neden? İnsanın potansiyel halinde bulunan Allah’ın verdiği kabiliyet ve istidatların gelişmesi için… İnsan cahildir, bir şey bilmeden dünyaya gönderilir, okula giderek, yıllarca çeşitli dersler görerek, sabırla ve sebatla çalışmaya devam ederek kabiliyetlerini geliştirir. Bu şekilde öğretmen, idareci, mühendis, ilim adamı, mucit, iş adamı ve üretici olur. Aynı şekilde okuyarak öğrenerek ahlaklı, faziletli ve mükemmel insan olur. İşte insanın imtihanı budur.


Yüce Allah insanın kabiliyetleri gelişsin diye onu korku, açlık, mal ve mahsul eksikliği ile imtihan eder. (Âl-i İmran, 3:156.) Bizden önceki insanlar da pek çok sıkıntılara girerek terakki ve tekâmül etmişler ve sabırla sebatla çalışarak günümüz medeniyetini oluşturmuşlardır. Yüce Allah “Sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete girebileceğinize mi inanıyorsunuz?” (Bakara, 2:214.) buyurur.


Büyük saadetler acı ve büyük felaketlerin sonucudur. Dünya ve zaman düz devam etmez, yuvarlak olduğu için geceden sonra gündüz, gündüzden sonra geceye dönüştüğü gibi, felaketten sonra saadet ve saadetten sonra felaket şeklinde devam eder. Dünyada saadet de felaket de geçicidir. Bunun için ne saadetine aldanmalı ve ne de felaketi bizim şevkimizi ve gayretimizi kırmamalı; daima sabırla sebatla çalışmaya kabiliyetlerimizi geliştirmeye, insanlığa, dine, ilme, kültüre ve medeniyete hizmet etmeye devam etmelidir. Çoğu zaman büyük çalışmaların ve gayretlerin sahibi öldükten sonra onların çalışmaları ve başarıları gelecek nesillere fayda verir. Ülkeye ve millete büyük katkı sağlar. İnsanın ömrü kısadır, ölür; ama eserleri ve tesirleri devam eder. O kişi de mükafatını dünyada değil, ahirette alır.

Durum ve hal böyledir. Bu sebeple insan peşin mükafata talip olmamalı, çalışmaya sabırla ve sebatla devam etmelidir. Yüce Allah “Şayet sizler Allah’ın dinine yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınıza sebat verir, kaydırmaz” (Muhammed, 47:7.) buyurur. Bu ayette Allah’ın dinine yardım etmek, Allah’ın emrine uymak demektir. Allah’ın emri ise dünyaya da ahirete de çalışmaktır. Çalışana Allah yardım eder. Peki nasıl yardım eder? Onu hemen mükafatlandırır ve başarıya mı ulaştırır? Peşin mükafat mı verir? Hayır! Zira başarı büyük çabalarını sonucudur ve çoğu zaman buna insanın ömrü yetmez. Bu durumda Allah’ın yardımı nasıl gelecektir? Onun çalışmasına sebat verecek, ayağını kaydırmayacak ve çalışma sevgisi ve sabrı verecektir. Evet, sabır ve sebat kişiye Allah’ın en büyük yardımıdır.


Peygamberimizin çalışması, gayreti vefatından sonra meyve verdi. Başarısı vefatından sonra görüldü. Aynı şekilde Hz. Ebubekir’in (ra) Hz. Ali’nin (ra) başarısı vefatlarından sonra görüldü ve onların başarıları üzerine sonradan gelenler başardılar, ilerlediler. Aynı şekilde Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin sabırla, sebatla, yılmadan, usanmadan çalışması kendisinin vefatından otuz-kırk, elli ve yüz sene sonra meyvesini verdi ve vermeye devam edecektir.


Hayatın bu gerçeklerinden dolayı yüce Allah “Ey iman edenler! Sabredin, kararlılıkta yarışın, düşmana karşı hazırlıklı olun, birbirinizle sabırda yarışın ve Allah’tan korkun, Ona karşı gelmekten sakının ki başarıya ulaşabilesiniz” (Âl-i İmran, 3:200.) buyurur.


13 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör