• M. Ali KAYA

SEÇİMLERE KATILMA VE OY VERME ŞUURU

M. Ali KAYA

“Siyasetle uğraşmamanın cezası sizden daha aptal olanlar tarafından yönetilmektir.” (Platon)


“Kötü iktidarı sandık başına gitmeyen iyi insanlar seçer.” (S. Demirel)


Vatandaşların önemli görevlerinden birisi de seçime katılarak hür iradesiyle oy kullanmasıdır. Bu vazife hem şahsî hem de içtimaî ve sosyal bir vazifedir. Hz. Ali (ra) III. Halife Hz. Osman’ın (ra) seçiminde şuraya iştirak etmişti. Amcası Hz. Abbas (ra) ona serzenişte bulununca Hz. Ali (ra) ona cevaben “Halife seçimi Müslümanlar arasında mühim bir iştir. Kendimi dışarıda görmeyi uygun bulmadım” (El-Milel ve’n-Nihal, 4:167; Mevakıf, 606.) demiştir.


Asrımız hürriyetçi demokrasilerin yönetimlere hâkim olduğu ve olmaya devam edeceği bir dönemdir. Demokrasi gelişmeye devam ederek yükselen bir değer olarak milletler tarafından kabul edilmeye devam etmektedir. Ta asrın başında Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Madem ki meşrutiyette hâkim millettir; o halde mevcudiyeti milleti göstermek lazımdır” (H. Şamiye, 83.) buyurarak seçimlere katılmayı, idareciyi seçtikten sonra da onu murakabe etme görevini ihmal etmemek gerektiğini hatırlatır.

İnsanlar seçtikleri idarecilerini hem kontrol etmeli, emr-i maruf ve nehy-i ani’l-münker görevini ifa etmeli, hem de haksız hücumlardan onu korumak için müdafaa etmeli ve sahip çıkmalıdır.


Bediüzzaman yine “Eskiden varidat zayi olur giderdi, şimdi millet rakiptir. Demek evvel şuristana, suya atılırdı, şimdi tarlaya atılıyor ve atılacaktır. İşte bu da devletin millet üstündeki hafifliğidir” (Münazarat, 42.) buyurarak demokrasilerde halkın murakabe görevi yapacağını, idarecilerin aldıkları vergilerin hesabını soracakları, yöneticilerin de halktan aldıkları vergileri israf edemeyeceğini, çöle ve suya değil tarlaya atarak verimli hale getireceğini anlatır. Geri kalmamızın sebeplerinden en önemlisi yöneticilerin halka hesap vermemesi ve dilediği gibi israf etmesiydi der.


Demokrasi hesap verme ve şeffaf yönetme rejimidir. Devlet ve hükümetin görevi halka hizmet etmek, milletten aldığı vergileri millete iade etmek için üretime ve hizmete harcamaktır. Halkın refahını ve iktisadi kalkınmasını sağlayacak olan budur.

Seçmenler oylarını kullanırken kendi menfaatlerini takip etmek için değil, ülke ve toplum faydasını düşünerek tercihlerini yapmaları gerekir. Fertlerin menfaati toplumun genel menfaati içindedir. Herkes kendi çıkarını düşünecek olursa fertler de toplum da fayda yerine zarar görürler. Zira her fert toplumun gelişmesinden pay alır.

Peygamberimiz (asm) “Devlet başkanına sırf dünyalık için yaklaşan kimseyi ve menfaat elde edemediği zaman desteğini çeken ve aleyhine geçen kimseyi Allah’ın ahirette affetmeyeceği, yüzüne bakmayacağı ve onunla konuşmayacağını ve rahmetiyle muamele etmeyeceğini ve temize çıkarmayacağını bildirmiştir.” (Suyutî, Camiu’s-Sağir, 3:330.)


Asr-ı Saadette devlet başkanı seçimle belirlenmiş ve sahabeler seçimlere iştirak etmişler ve bu önemli sorumluğun gereğini yapmışlardır. Akabe biatında kadınlar da Peygamberimize (asm) gelerek biat etmişlerdir. Bu durum kadınların seçime iştirak etmesinin delili kabul edilmiştir.


Peygamberimizin vefatından sonra Hulefa-i Raşidin de halkını “Şura” ile yönetmiş, her zaman halkı ile “istişare” etmiş ve halk da her zaman yöneticilerine hesap sormuştur. Bu konuda kadın erkek herkes üzerinde düşeni yapmışlardır. Kadınlar da seçime katılmış, biat merasimine, yani oy verme işlemine iştirak etmiş ve halifeden hesap sormuştur. Hatta Hz. Ömer mescitte halkın huzurunda (ra) “Ömer yanlış yaptı ve bir kadın onun yanlışını düzeltti” buyurarak yanlışını itiraf etmiş bir kadının kendisini düzelttiğini ifade etmiştir. Hz. Osman’ın (ra) seçiminde de kadın erkek tüm Müslümanların görüşü alınmış ve kadınlar da istişareye dahil edilmiştir. Bizim önümüzdeki örnekler bunlardır.

2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör