• M. Ali KAYA

Siyasi Hizmet Prensipleri

M. Ali KAYA


1. Üstadımız bize iki şeyi bırakmıştır. Birincisi, Risale-i Nurlar. İkincisi, ihlasla hizmet için meşveret yapmak. Biz her ikisini de amacına uygun yapmadığımız için tokat yiyoruz. Öyle ise bunları sağlıklı ve amacına uygun yapmamız şarttır.


2. Tahir abi demiştir ki: “Allah bu havuza giren odunları zamanla dışarı atar. Ancak enaniyetini tam olarak eritenler bu havuza sahip olurlar.


3. Tahir abi yine “Mehdinin talebelerinin bir imtihanı vardır; o da davaya ihanet etmeme imtihanıdır. Bu imtihanı çokları kaybeder.


4. Üstadımız namaz tesbihatını yavaş yavaş, tane tane yapardı. Bir gün talebeler acele etmişler. Üstadımız “Kardeşlerim bizim aslî vazifeniz budur” demiş. Diğer bütün hizmetler ve faaliyetler tali vazifelerdir. Zira insanın vazife-i asliyesi talim ve taallümle terakki, dua ve ubudiyettir.


5. Üstadımız Tahir Ağabey’e sorar: “Sen makamını bilmek mi istersin, yoksa istihdam edilmek mi istersin?” O da “Üstadım ben istihdam edilmek isterim” diye cevap verir. Üstad “Maşallah kardeşim!” der. Üstad daha sonra “Risale-i Nur talebeleri içinde yetmiş evliyaya tefeffuk etmiş olanlar var. Tahiri bunlardan birisidir” der.


6. Peygamberimiz (asm) “Yüce Allah şehvetini terk ederek kendisini ibadet ve itaate veren gence taaccüp eder ve onu kendi katındaki meleklere över” buyurmuştur. Üstad “Gençlerinizin hayırlısı ibadet ve takvada ihtiyarlara benzeyendir; ihtiyarların şerlisi de heva ve heveste gençlere benzemek isteyenlerdir” hadisini bize izah eder.


7. Zübeyir Ağabey “Bu zamanda evliyalık para etmez; evliyalığı da akılla korumak lazım” demiştir. Gerçekten de akıllı ve ihlaslı ehl-i tahkik Nur Talebeleri hariç bütün tarikat ve cemaatleri günümüzün süfyanist siyaseti aldatmakta, evliyalıkları onları kurtaramamaktadır.


8. Bediüzzaman 5 Ocak 1960’da Ankara Beyrut Palas otelinde Ondan fazla talebelerini toplar ve onlara şöyle der: “Kardeşlerim! Ben sizin ihlasınızdan ve sadakatinizden asla şüphe etmem. Ancak ehl-i dalalet sizi aldatabilir. Aldanmamanız için bu dersi veriyorum!” der. Son dersini yazdırır.


9. Zübeyir Ağabey “Risale-i Nuru okumadığım zaman aldanırım” demiştir.


10. Bayram Yüksel Ağabey “Üstadımız kıra çıkacağı zaman bile talebeleri ile istişare ederdi. “Siz bilirsiniz Üstadım!” dedikleri zaman “Bektaşilik yapmayın! Fikrinizi söyleyin!” buyururdu” demiştir.


11. Abdullah Yeğin kendisi anlatıyor. Bediüzzaman hazretleri bana “Sen siyasete karışma! Seni aldatırlar” dedi. (Kendi Web Sitesinden) Sonra TV’lere çıkarak AKP lehinde propaganda yaptı.


12. İki nevi siyaset vardır. Birincisi, yüksek ilmî siyaset. Siyasetin felsefesi ve ilmini öğretmektir. Bediüzzaman bunu yapmıştır. İkincisi, günlük basit siyasettir. Siyasilerin vaatleri ve icraatlarıdır. Partilerin ve yönetime talip olanların siyaseti böyledir. Bu basit siyasette aldatma vardır, propaganda vardır, hile vardır. Irkçılık vardır, dini siyaset alet vardır, menfaat ilişkileri vardır. Bediüzzaman bu siyaseti talebelerine yasaklamıştır. Ancak ırkçı, ideolojik olmayan ve menfaat üzerine hareket etmeyen siyasette hizmeti ve liyakati esas alan Ahrar ve Demokratların iktidarda olmasını ve kalmasını istemiştir. Zira ancak onlar “Hürriyet-i Şer’iye ve Adaleti” tesis edebilirler ve ülkeye hizmet ederler.


13. İki nevi yönetim vardır. Birincisi, keyfî istibdat yönetimi. İkincisi, hürriyetçi ve kanun hakimiyetini esas alan ve istişareye dayanan yönetim. Birincisi menfî ve dinin reddettiği yönetimdir. İkincisi müspet dinin tavsiye ve emrettiği adaleti netice veren yönetimdir. Bediüzzaman siyasi dersleri ile bu yönetim şeklini anlatmaktadır.


14. Hürriyet, iyi ve güzel olanı yapmak ve iyinin önündeki engelleri kaldırmak içindir. Yasalar insan haklarının önündeki engelleri kaldırmak ve iyi olanı yapmaya engel olanlara engel olmak için çıkarılır. Kötü olanı yapmak suçtur. Yasalar ve mahkemeler bunun için vardır. Dinin istibdada ve keyfi yönetime alet edilmesi dinin siyasete alet edilmesidir.


15. İhkak-ı hak mahkemeler eliyle kurumsal olarak yapılır. Hiç kimsenin tek başına ihkak-ı hak etme yetkisi yoktur. Bu toplumda anarşiyi netice verir. Haklar sistemli bir şekilde yasalara uygun olarak mahkeme eliyle alınır ve verilir. Suçu tespit etmek ve suçluyu cezalandırmak mahkemenin vazifesidir.


16. Ekmeleddin İhsanoğlu “Biz İslam Konferans Başkanı olarak İhvan-ı Müslimînin seçime girmemesi konusunda ikna ettik. Ancak Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davudoğlu Osmanlılık hırsı ve İslam dünyasının lideri olma sevdası ile İhvanı seçime ikna ederek felakete attı” demiştir.


Hizmetle Alakalı Konular

1. Yürüdüğünüz yolda güçlükler yoksa o yol sizi bir yere götürmez. (B. Shaw)


2. Zübeyir ağabey “Kaleminizi çalıştırın!” derdi. Yazmaya teşvik ederdi.

"Bütün kötülüklerin kaynağı saflıktır. Kardeşlerim saf olmayın" derdi.


3. “Kişinin Allah katındaki değerini bilmek istiyorsanız Allah’ın onu nerede istihdam ettiğine bakınız.” (Hukemâ)


4. Ehl-i zındıka ve ehl-i dalaletin hedef kitlesi gençlerdir.


5. Kâinatta en yüksek hakikat imandır; imandan sonra namazdır. (Bediüzzaman)


6. Muallimsiz bir kitap manasız bir kâğıttan ibaret kalır. (Bediüzzaman)


7. İman, kalple tasdik, dil ile ikrar, azalarla amel etmektir. (İmam-ı Şafi)


8. İman sözdür, amel ile artar ve eksilir. Amelsiz sözün bir faydası yoktur. Amel de ancak niyetledir. Niyet de ancak sünnete uymakla istikametini bulur.


9. İmam-ı Malik (ra) “Bid’a fikirleri taşıyanları meclisinize sokmayınız” demiştir.


10. “Ümmetin ihtilafında rahmet, ittifakında ise hüccet vardır.” (H)


11. İstihsan delili: “Müslümanların güzel gördüğü şey Allah katında da güzeldir.” (H)


12. “Ümmetim yanlışta ittifak etmez.” (H)


13. “Size sünnetime ve Hulefa-i Raşidinin sünnetine uymayı tavsiye ederim.” (H)


14. “Risale-i Nuru 1000 kişi duyar, 100 kişi okur, 1 kişi amel eder Nur Talebesi olur.” (Mustafa Sungur)


15. “İnsanların yüzde sekseni ehl-i tahkik değildir.” (Bediüzzaman) Altın oran %20 kuralıdır. Her grubun %80’i yine ehl-i tahkik değildir.


16. Risale-i Nur talebeleri “Neşriyatçı” bir cemaattir. Bediüzzaman ismini “Ceride-i Seyyare” olarak atmıştır. “Ayaklı kütüphane” dememiştir. Nur Talebelerinin vazifesi “Risale-i Nuru kendi malı gibi kabul ederek neşrine çalışmaktır.” Her bir talebe bunu yapmakla “Risale-i Nur Talebesi” unvanını alır.


17. Nur Talebesi “ehl-i tahkiktir.” Risale-i Nuru okur ve yanlış yapanları Risale-i Nurdan delil getirerek ikaz eder. Risale-i Nuru da Bediüzzaman’ın hayatı ile bütünleştirerek anlamaya çalışır. Zira Bediüzzaman Risale-i Nurdaki hakikatlerin uygulanmasını yaşayarak göstermiştir. Gazetelerde yazı yazmıştır, hayırlı cemiyetlere üye olmuştur. Kitaplarını bastırmış ve neşretmiştir. Siyasi hadiseleri yorumlamış, Ahrarları desteklemiş ve istibdada karşı lakayt kalmamış, hürriyet için çalışmıştır.


18. Nurcuların İman Davasını yayma, ilim ve fenle, akıl ve nakille izah etme yanında siyasi ve içtimai fikirleri vardır. Gazete ve dergileri ile siyasi ve içtimai hadiseleri yorumlar kamuya yol gösterir. Siyasileri ikaz eder. Neşriyat olmadan fikirlerinizi yayamazsınız.


19. İnternet Gazeteciliği “Belge” niteliği taşımaz. Geçici belgedir. “Yazılı Basın” ise kalıcı ve devamlı belgedir. Bu sebeple ne kadar İnternet Gazeteciliği yapsanız da bunu kalıcı kılmak için basılı olan “Gazete, Kitap ve Dergiye” ihtiyaç vardır.


20. Türkiye’de ortaya çıkarılan “Ilımlı İslam” ve “Kur’an İslamı” akımlarının amacı Ehl-i hak olan “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat İslam anlayışını” yıkmak içindir. Bu anlayışı yıkmak için bunu aklen ve ilmen ispat eden “Risale-i Nur Cemaati”ni yok etmek gerekmektedir. Ilımlı İslam’ı Fetullahçılıkla, Kur’an İslamını da İlahiyatçı akademisyenlerle yıkmaya çalışmaktadırlar. Her ikisi de kendilerine engel olan “Risale-i Nur Cemaatini” ve Risale-i Nurları hedef almışlardır. Zira onu aşamazlarsa kendi iddialarını kabul ettiremezler. Bütün bunlar 2004 yılındaki MGK’da kararlaştırışmış ve uygulamak için de AKP devreye sokulmuştur.


21. Risale-i Nuru yasaklayamayanlar bu defa “Risale-i Nuru Devlet Tekeline” almayı düşünmüşler ve bunu da yeni Asya dışındaki cemaatleri ikna ederek uygulamaya koymuşlardır. Bunun yasasını çıkarmış ve “Tekel Yasası” denen bu yasayı uygulamak için Diyaneti ve Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmezi devreye sokmuşlardır. Yeni Asya’nın uyanık Nur Talebeleri Yeni Asya ile kamuoyu oluşturup özellikle “Nurettin Tokdemir” Ağabey dostları olan siyasileri ve hukukçuları devreye sokarak “Telif Hakları”nı korumak için CHP ve MHP, hatta HDP milletvekillerini devreye sokarak bu yasayı Anayasa Mahkemesine götürtmüşler ve iptal ettirmişlerdir. Bunun üzerine Mehmet Görmez görevinden alınmış, Yeni Asya’ya başka tuzaklar kurulmuştur.


Şeriat Allah Rızasını Esas Alır

1. Veysel Karani Hz. Ömer’e der ki “Allah’ın bilir misin?” O da “Evet” der. “O zaman başka şeyi bilmene gerek yok” der. Sonra sorar: “Allah seni bilir mi?” O da “Evet!” der. Veysel Karani “Öyle ise başkasının seni bilmesine gerek yok!” der.


2. İlim nedir? İlim, sistemli, düzenli, disiplinli, mantıklı ve sistematik bilgi demektir.

12 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör