• M. Ali KAYA

SOHBETTE İNSİBAĞ VARDIR

Güncelleme tarihi: 5 Mar

M. ALİ KAYA

Soru:

“Sohbet-i Nebeviye öyle bir iksirdir ki, bir dakikada ona mazhar bir zât, senelerle seyr ü sülûke mukâbil, hakikatın envârına mazhar olur. Çünki sohbette insibağ ve in’ikas vardır. Malûmdur ki: İn’ikas ve tebâiyetle, o Nur-u A’zâm-ı Nübüvvetle berâber en azîm bir mertebeye çıkabilir." İzah eder misiniz?


Cevap:


Nübüvvet güneş gibidir. Vahiy doğrudan onun kalbine yansır ve oradan güneş gibi ışık verir, nur verir ve etrafı aydınlatır. Artık peygamberin kalbi dinin membaıdır ve dili dinin ahkamını ders verir. Bu nedenle peygambere “sahib-i şeriat” yani dinin sahibi denir. Peygamberle muhatap olan doğrudan vahyin kaynağına muhatap olmuş ve ışığını güneşten almış olur.


Peygamberin (asm) dışındaki tüm alim insanlar, sahabe dahil ay gibidirler. Güneşten ışığını almışlardır ve başkalarına kendi boyaları ile renklendirerek verirler. İkinci derecede muhataptırlar. Onlara muhatap olanlar aydan ışık alanlar gibidir güneşe nispeten çok sönüktür. Yani doğrudan güneşten değil, ayna vasıtasıyla güneş ile muhatap olurlar. Işığın yansıması da aynanın kabiliyetine göre, kabiliyeti nispetindedir.


Peygamberimizin hayatta iken onun peygamberliğine iman ederek onunla muhatap olan doğrudan güneşten istifade ettiği için o güneşin ışığı anında yansır ve onun kalbini, aklını ve zihnini aydınlatır. Bir sohbette zahirden hakikate geçer, cahilken anında alim olur ve medeni milletlere de üstat ve örnek olur. Bu nedenle Hz. Ömer (ra) bir defa peygamberimizin (asm) sohbeti ile müşerref olup iman etti. Ertesi günü Kabe’ye gitti ve bütün müşriklerin sorularına cevap verdi ve hepsini susturarak imanı onlara anlattı. Bu duruma kendisi de şaşırdı.


15 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör