• M. Ali KAYA

SURELERDEKİ SIRLAR VE TEVAFUKLAR

Güncelleme tarihi: 5 Mar

M. Ali KAYA

a) En Kısa Olan “Kevser Suresi”ndeki Sırlar ve Tevafuklar


Kevser Suresinin ebcedi makâmı 3000’dir. Bu, Sure-i Yasin’in 3000 harfine, Sure-i Furkan’ın 3000 harfine, Sure-i Fatır’ın 3000 harfine, Sure-i Vessâffât’ın 3000 harfine, Sure-i Sâd’ın 3000 harfine, Sure-i Ra’d’ın 3000 harfine, Sure-i Rum’un 3000 harfine, Sure-i Zuhruf’un 3000 harfine, Sure-i Şuarâ’nın 3000 harfine ve Sure-i İbrahim’in 3000 harfine tevafuku…


Hem bu 11 Surenin birbiri ile muvafakatı ve mutabakatı tesadüf olamaz. Belli İ’câz-ı Kur’ân’ın bir şûlesidir, hurufata serpilmesidir ve yaldızlamasıdır.

Hem Sure-i Kevser’in makâm-ı ebcedisi olan 3000 adedi en uzun sureler olan Sure-i Bakara’nın 3000 kelimesine, Âl-i İmran Suresinin 3000 kelimesine, Sure-i Nisâ’nın 3000 kelimesine tevafuku rastgele ve şuursuz olamaz. Bu sırr-ı i’câzın bir cilvesi olan intizamıdır.


Böyle büyük tevafuklarda küçük adetler nazara alınmaz.


b) “İnnâ Enzelnâ fî Leyleti’l-Kadr” Suresindeki Tevafuklar

Bu surenin 120 harfi vardır. Okunmayan hemzeler sayılmazsa 114 harf eder. Bu Kur’ân’ın 114 suresine işaret eder. Ayrıca bu adetle kendisi ile beraber 10 Surenin harflerinin adedine, 10 Surenin kelimelerinin adedine ve 10 surenin ayetlerinin adedine tevafuku, şuursuz, hikmetsiz ve tesadüfi olamaz.


Evet “İnnâ Enzelnâhu” ile beraber “Duhâ, Elem Neşrah, Zilzâl, Tekâsür, Mâûn, Alak, Tîn, Karia ve Hümeze Surelerinin” küçük küsürattan kat’ı nazar yüz adedine tevafuku…


Hem, “Fecr, Abese, Murselât, Bürûc, Mutaffifîn, İnşikak, Nâziât, Nebe, Münafıkûn ve Cum’a Sureleri” olan on surenin 100 adet kelimesine….


Yine “İsrâ, Kehf, Tâhâ, Yusuf, Hûd, Yunus, Nahl, Enbiya, Mü’minun, Tevbe ve Mâide” on surenin ayetlerinin adedine tevafuku hiç mümkün müdür ki, tesadüfî olsun ve içinde mühim nükteler ve işâretler bulunmasın…


c) İhlas Suresindeki Tevafuklar ve Hikmetler

İhlas Suresinin makam-ı hurûfîsi 1003’tür. Bu adediyle “Nur, Hac, Enfâl, Nahl, İsra, Kehf, Enbiya, Mü’minûn, Zümer, Yunus, Yusuf, Neml, Şuarâ, Tâhâ” olan 14 surenin her birinin 1000 küsür adet olan kelimelerine tevafuku…


Hurûf cihetiyle “Sebe, Hâkka, Mümtahine, İnsan, Tûr, Secde, Zâriyât, Rahman, Tahrîm, Talak ve Duhan” surelerinin her birinin 1000 küsür adet hurufatına manalı tevafuku elbette “Sülüs-ü Kur’ân” olan Sure-i İhlâs’ın hikmettar bir nüktesidir ve bu tevafukun bir sırr-ı azîmi vardır. Belki şuâât-ı i’câziyenin bir in’ikâsıdır.


d) Sure-i Alak’ın Tevafukata Bakan Hikmetleri

En evvel nazil olan bu sure Suver-i Kur’âniyenin bir fihristesi hükmündedir. Bu surede 45 Hemze, 45 Lam birbirine tevafuk etmekle beraber 45 surenin başlarına parmak basar ve “Elif-Lâm” ile başlayan 45 sureye işaret eder.


“Yâ”nın 16 defa tekerrür edip “Bâ”nın 16 defa tekerrürüne tevafuk etmekle beraber 14 Surenin başlarındaki “Ya” ya tevafuk eder. Manâsının dili ile “Benden sonra bunlar gelecek” diyor.


“Kaf”ın 8 tekerrürü ile “Sin”in 8 tekerrürüne tevafuk etmekle beraber her ikisi 8 surenin başına işaret edip onların fihristesiyiz diye ifade eder. “Tı” 3 tekerrürü ile “Sad” ın 3 tekerrürüne bakıp 3 surenin başlarına işaret eder.


“Vav” altı tekerrürü ile kendi makam-ı ebcedisi olan 6 adedine tevafuku ile beraber “Vav-ı Kasem” ile başlayan 12 Surenin başlarına işâret edip gösterdiği gibi, teterrürü vav-ı kaseme darb edilirse 36 olup “Vav” ile başlayan 16 Surenin başlarında 36 vâv-ı kasemiyeyi tevâfukla göstermesi mühim esrara medâr olduğunu gösterir.


Demek “Alak Suresi”nin hurufâtı 328 adedi ile makam-ı ebcedîsi 999 olan “Besmele” ile beraber 1327 edip müthiş hadiselerin başlangıcı olan 1327 (Miladi 1908) tarihine işâret eder. Çünkü “Allâmu’l-Guyûb”un kelâmıdır.


“Velâ ratbin velâ yabisin illâ fî Kitabin Mübîn” yani “Yaş ve kuru her şey içinde vardır” sırrınca, her şey içinde vardır.


e) Kehf Suresi’ndeki Tevafukatın Hikmetleri

Sure-i Kehf’in ayâtı 111’dir. Kelimatı “Tefsiru’l-Mikyas” hesabına göre 1564’dür. Ayâtı itibarıyla 29 sureye tevafuk ettiği gibi, kelimatıyla dahi 39 sure ile yalnız 1000 adedine tevafuk ediyor. O Surelerin 16’sının kelimâtı ile 23 Surenin de hurufâtı ile tevafuk ederek Kur’ân-ı Hakîmin tam nısfından olan Sure-i Kehf’in mecmuu, suver-i Kur’âniyenin takriben nısfı ile ittihat etmesi “İ’câz-ı Kur’âniye”nin şuaı ile tanzim edildiğini gösterir.[1]


f) “İza Câe Nasrullah” Suresinin Tevafukatı ve İ’câz Nükteleri

Tevafukun 10 âdetten ziyâde çeşitlleri vardır. Eğer tevafuk ayrı ayrı cihetlerden bir noktaya parmak o tevafuk işâret derecesine çıkar. Bu kaideye binâen Sure-i Nasr’ın sırr-ı tevâfukla işâret ettiği noktaya ve hadiselere Sure-i Kevser, Fatiha Suresi, Alak Suresi ve Fetih Suresi dahi işâret ediyor.


Nasr Suresi Mekke fethini saraheten gösterdiği gibi Peygamberimiz’e (asm) ihsan edilen tüm fetih ve nusretlere şamildir. Elbette cüz’iyyatında da işâreti şamildir. Ki Hz. Ebubekir (ra) herkesin mesruriyetinin aksine bu sureyi işitince vefât-ı nebevîyi görüp ağlamıştır.


Sıddık (ra) ve Abbas’ı (ra) ağlatan şu sure “Ve’s-tağfirhu” nun “Vav”ına kadar 63 harf olup ömr-ü nebevînin nihâyetine tevafukla işâret eder. “Fe sebbih bi-hamdi Rabbike ve’s-tağfirhu” cümlesi ile üç mühim vazife-i nübüvveti manası ile gösterir. 21 harfi ile de o zamanki 21 yıllık vazifeyi ifa ettiğine ve vefatına iki sene kaldığına ima ederek Sıddık’ın ağlamasına gizli bir sebep olmuştur.


Sure 105 harfi ile Fütuhât-ı Ahmediye (asm) 105 senesinde şark ve garbı tutacağına işâret ile “Fe sebbih bi-hamdike” makâm-ı ebcedîsi ile 428 senesinde terakkiyât-ı maddiye ve maneviyenin derece-i kemâllerine işâret etmekle beraber “Ennâsi yedhulûne fî dînillahi efvâcen” cümlesinin makam-ı ebcedîsi olan 1222’ye kadar o fütûhât-ı Kur’âniye ve nusret-i diniye devam edeceğine ve ondan sonra bir derece tevakkuf ve tedenniye başlayacağına tevafukla işâret eder. Hem şu surede harflerin tekrarları da çok manidardır.


Meselâ, iki kardeş olan “lam” “râ”nın 8 tekerrürü ile ile Feth-i Mekke’ye parmak bastığı gibi, “vav” ve “ba” 7’şer tekerrürü ile 7. Senesindeki Sulh-u Hudeybiye’ye ve neticesindeki Feth-i Mekke mukaddimesi olan Hacc-ı Peygamberîye işâret ettiği gibi Kevser ve Alak Surelerine işâretler vardır.


“Ve’s-tağfirhu”ye kadar olan 14 kelimâtı ile “El-feth”deki “fe-te-ha” harflerinin 14 adedi ile “İzâ câe nasrullahi” cümlesinin 14 harfi ile H. 14. senede Feth-i Şam’ın işâret eder.

[1] 18. Sure olan Kehf Suresi’nin 111 ayeti ile 1998’e işaret ederek Ashab-ı Kehf gibi gençlerin kendisine tabi olduğu Mehdi’nin hakimiyetini “Deccal’ın fitnesinden korunmak için Sure-i Kehfi okuyun” buyuran Peygamberimizin (asm) mucizevî hadisini tasdik eder. Hem Kur’ân’ın nısfından olmak işaretiyle Hz. Mehdi’nin Hz. Hasan’ın (ra) yarı hilafetini devam ettirip tamamlayacağına da işaret eder. (M. Ali)

14 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör